Ahmet POYRAZ
AFS Boru Genel Müdür Yardımcısı
AFS Boru’nun ihracat hikayesi 1991 yılında Ankara’da yarı esnek hava kanalı üretimiyle başladı. Bugün 100’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyor, HVAC sektöründe Türkiye’nin en güçlü markalarından biri olarak konumlanıyoruz. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Uzak Doğu başta olmak üzere geniş bir coğrafyada AFS ürünleri tercih ediliyor. İhracat serüvenimizde en önemli farkımız; sadece ürün değil, mühendislik desteği, teknik dokümantasyon, sertifikasyon uyumu ve hızlı lojistik çözümler sunmamız oldu. Bu yaklaşım, AFS markasını güvenilir bir çözüm ortağı haline getirdi. Bugün, esnek ve yarı esnek hava kanallarının yanı sıra; susturucular, montaj elemanları, fanlar, panjur ve anemostadlar, hava perdeleri, ısı geri kazanım cihazları ve sığınak havalandırma sistemleri dahil 10 farklı ürün kategorisinde üretim yapıyoruz. Her bir ürünümüz, yüksek kalite, dayanıklılık ve enerji verimliliği sayesinde uluslararası pazarlarda tercih ediliyor.
Türkiye iklimlendirme sektörü, son 10 yılda ciddi bir dönüşüm geçirdi. Bugün sektörümüz, Avrupa ve Orta Doğu’da teknoloji, mühendislik kalitesi ve ürün çeşitliliği açısından güçlü bir rekabet avantajına sahip. Ancak bu hızlı büyüme, beraberinde yeni zorlukları da getiriyor. Küresel pazarda en çok karşılaştığımız zorluklar; lojistik maliyetlerindeki dalgalanmalar, ülkeler arası regülasyon ve sertifikasyon farklılıkları, yeşil dönüşüm kriterlerinin hızla değişmesi ve nitelikli iş gücü ihtiyacı. Pandemi sonrası dönemde dünya ticaretinin yeniden şekillenmesiyle birlikte, tedarik zinciri güvenliği ve karbon ayak izi kriterleri artık ihracat stratejilerinin temel belirleyicileri haline geldi. AFS olarak bu süreci yalnızca bir risk değil, yeniden yapılanma fırsatı olarak gördük. Stratejik olarak en güçlü yanımız sürdürülebilirlik yatırımlarına erken başlamış olmamız. Sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda, yenilenebilir enerji kullanımı, çevre dostu üretim teknolojileri ve enerji verimli ürün tasarımları bizim öncelikli yatırım alanlarımız. Bugün üretimimizin tamamını %100 yeşil enerjiyle gerçekleştiriyoruz. Bu yaklaşım sadece AFS’yi değil, Türk iklimlendirme sektörünü de Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde daha rekabetçi bir konuma taşıyor. Ayrıca AFSLAB Laboratuvarı gibi Ar-Ge yatırımlarımız, uluslararası pazarlarda sertifikasyon süreçlerini hızlandırarak bizi bir adım öne çıkarıyor. Kendi test altyapımız sayesinde ürünlerimizi her ülkenin teknik gereksinimlerine hızla adapte edebiliyor, farklı standartları karşılayan çözümler geliştirebiliyoruz. Sonuç olarak AFS, küresel pazardaki zorlukların üstesinden gelmeyi yalnızca “kriz yönetimi” değil, “sürekli dönüşüm” stratejisi olarak görüyor.
Bu yaklaşım hem firmamızı hem de Türkiye iklimlendirme sektörünü dünya arenasında daha dirençli, yenilikçi ve sürdürülebilir bir konuma taşıyor.
Yeşil dönüşüm bizim için bir hedef değil, bir üretim standardı. Ankara’daki iki fabrikamızın çatısında kurulu güneş enerji santralleriyle kendi elektriğimizi üretiyor, üretimimizin tamamını %100 yenilenebilir enerjiyle gerçekleştiriyoruz. Bu yatırımlar sayesinde karbon salımımızı büyük ölçüde azalttık ve I-REC sertifikalı yeşil enerji kullanımıyla çevresel sorumluluğumuzu belgelendirdik. Ürün tarafında da sürdürülebilirlik, tüm tasarım süreçlerimizin merkezinde yer alıyor. Antimikrobiyal nano teknolojiyle üretilen esnek hava kanallarımız, iç ortam hava kalitesini artırırken bakteri ve virüs oluşumunu engelliyor. Ayrıca akustik performansı yüksek, enerji verimliliği sağlayan ürünlerle konfor ve çevre dostu tasarımı birleştiriyoruz. Dijitalleşme ise üretimden ihracata uzanan tüm operasyon zincirimizde aktif.
Türkiye, HVAC sektöründe üretim kalitesi, mühendislik kabiliyeti ve stratejik konumu ile önemli bir avantaj yakaladı. Artık yalnızca fason üretici değil, kendi markasıyla küresel pazarda rekabet eden firmalar var. AFS olarak bu dönüşümün öncülerinden biriyiz. 2008 yılında kurduğumuz AFSLAB Laboratuvarı, bugün EN ve UL standartlarında test ve sertifikasyon yapabilen altyapısıyla sektöre referans teşkil ediyor. Laboratuvarımızda yapılan performans testleri, ürün güvenilirliğini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü artırıyor. Türkiye genelinde de sektör artık enerji verimliliği, akıllı sistemler ve sürdürülebilir üretim odaklı ilerliyor. Bu da bizi Avrupa ve Asya arasında stratejik bir üretim üssü haline getiriyor.
2025 yılı, ihracatta büyümenin ve sürdürülebilirliğin pekiştiği bir yıl oldu. 2026 yılında hedefimiz, bu ivmeyi sürdürmek ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’na tam uyumlu üretim altyapımız sayesinde yeni iş birlikleri oluşturmak. Enerji verimliliği, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretim yatırımlarımızla 2027’ye kadar ihracatın toplam ciromuzdaki payını daha da artırmayı hedefliyoruz. “2026 hedefimiz; AFS’yi sürdürülebilir üretimin global temsilcilerinden biri haline getirmek.”
İhracat kısa vadeli bir hedef değil, uzun soluklu bir yolculuk. Bu süreçte en önemli unsurlar; sürdürülebilir kalite, güvenilir iş modeli ve güçlü ilişkiler. Yeni pazarlara girerken sadece fiyat değil, değer odaklı bir strateji benimsemek gerekiyor. Her ülkenin kültürel ve teknik dinamiklerini anlamak, mevzuatlarına uygun hareket etmek kalıcı başarı getiriyor. Ayrıca dijitalleşmeye, Ar-Ge’ye ve markalaşmaya yatırım yapmak artık bir tercih değil, zorunluluk. Bizim tecrübemiz şunu gösteriyor: sabır, tutarlılık ve güven olmadan global pazarda istikrar sağlanamaz. İhracatta başarı, ürün kalitesinin ötesinde; güvenilir bir marka olmaktan geçiyor.





