“HISENSE VRF sistemleri, -30°C dış ortam sıcaklığında dâhi stabil ısıtma performansı sağlıyor”

Yalım Atalay
ÜNTES VRF Klima Sistemleri A.Ş.
Genel Müdürü

ÜNTES VRF Klima Sistemleri A.Ş. olarak, Hisense VRF ve diğer klima çözümlerini Türkiye pazarına sunarken temel farkımız; mühendislik doğruluğu, saha performansı ve sürdürülebilir verimlilik odağıyla hareket etmemiz ve tüm paydaşlarla ilişkilerimizde ticaret ve mühendislik etiğini ön planda tutmamızdır. HISENSE’in güçlü Ar-Ge altyapısı sayesinde inverter kompresör teknolojileri, gelişmiş ısı değiştirici geometrileri ve akıllı kontrol algoritmaları ile sistem, özellikle kısmi yüklerde yüksek verimle çalışırken, ekstrem şartlarda (sıfırın altında 30°C’den +55°C’ye kadar) yüksek performans gösterir. Bu durum, katalog değerleri ile gerçek saha performansının yüksek oranda örtüşmesini sağlar. Ayrıca fiyat/performans dengesi, projeciler ve yatırımcılar açısından önemli bir avantaj sunar.

HISENSE VRF sistemleri, geniş ürün yelpazesi ve teknik imkânlarıyla konut, ofis, okul, otel, hastane ile ticari ve endüstriyel tesisler dâhil olmak üzere geniş bir kullanım alanına sahiptir. VRF sistemleri özellikle otel ve karma projelerde zon bazlı kontrol avantajı sağlarken, ısı pompaları villa ve düşük/orta ölçekli ticari projelerde öne çıkmaktadır. HISENSE VRF sistemlerini pazara sunduğumuz 2016 yılından bu yana on binlerce cihazımız son kullanıcılara kesintisiz hizmet vermektedir.

ÜNTES’in klima santralları konusundaki derin mühendislik birikimi ile HISENSE’in klima santralı + VRF entegrasyonuna yönelik Ar-Ge çalışmaları birleştiğinde; mekânların yalnızca ısıtılması ve soğutulması değil, aynı zamanda kontrollü ve verimli taze hava ile beslenmesi, ısı geri kazanımıyla enerji kayıplarının minimize edilmesi ve iç hava kalitesinin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi mümkün hale gelmektedir. Teorik olarak bir sınır olmamakla birlikte, uygulamaya alınmış ve işletmeye alındığı günden bu yana sorunsuz çalışan en büyük VRF DX + klima santralı kombinasyonumuz, 700 kW soğutma kapasitesi ve 50.000 m³/h hava debisine sahiptir.

HISENSE ve diğer yeni nesil VRF sistemleri enerji verimliliğinde birbirleriyle yarışmaktadır. Bu, sektörel olarak gurur duyduğumuz bir durumdur. Projelerin iklimlendirme ihtiyaçlarına (ısıtma, soğutma ve havalandırma) optimum çözümler sunarken enerji tüketimini minimum seviyeye çekmek, sadece ekonomik değil çevresel etki açısından da kritik bir gerekliliktir. Bu kapsamda yalnızca katalog ve Eurovent listelerinde belirtilen ESOP/SEER değerleri değil; kullanıcıya sunulan bütünleşmiş otomasyon ve kontrol imkânları, kendi kendini temizleyen ısı değiştirgeçleri, standby konumunda sadece 2 Watt tüketen dış üniteler ve tek tuşla sınırlandırılabilen kapasite gibi özellikler, kullanım sırasında oluşabilecek ilave tüketimleri de minimize etmektedir.

HISENSE VRF sistemleri, buhar enjeksiyonlu scroll kompresör tasarımı ve rakiplerine göre daha geniş yüzey alanına sahip ısı değiştirgeçleri sayesinde -30°C dış ortam sıcaklığında dâhi stabil ısıtma performansı sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Türkiye şartlarında bu ekstrem sıcaklıkların sık görülmemesine rağmen, bu değer sistemin çalışma kabiliyetini göstermesi açısından önemlidir. Buna ek olarak, HISENSE VRF kompresörleri yüksek enerji tüketimi ve çalışma riski taşıyan elektrikli şerit karter ısıtıcıları yerine, son teknoloji elektromanyetik karter ısıtma sistemiyle donatılmıştır.

Hibrit sistem yaklaşımıyla birlikte kullanılabilmektedir. Özellikle otel, büyük konut projeleri ve karma kullanımlı yapılarda VRF sistemleri mahallerin bireysel kontrolünü sağlarken, ısı pompaları merkezi ısıtma ve kullanım sıcak suyu üretiminde tercih edilir. Bu kombinasyon hem yatırım hem işletme maliyetlerini optimize eder.

Türkiye, Avrupa’nın en büyük VRF pazarlarından biridir. Son yıllarda özellikle kamu ve konut yatırımlarında VRF sistemlerinin yaygın olarak tercih edilmesiyle bu sistemlerin satış adetleri belirgin şekilde artmaktadır. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, sürdürülebilirlik hedefleri ve kullanıcıların uygulaması ve kullanımı daha kolay sistemlere yönelmesi bu artışın temel nedenleridir. İSKİD istatistiklerine göre Türkiye VRF pazarı yaklaşık 60.000 dış ünite, 350.000 iç ünite ve 150 milyon dolar büyüklüğe ulaşmıştır.

Isı pompalarında ise Türkiye’nin hâlen önemli bir gelişim potansiyeli bulunmaktadır. Her ne kadar işletme maliyetleri doğalgaza göre daha düşük olsa da yüksek ilk yatırım maliyetleri ve Avrupa’daki yaygın devlet desteklerinin henüz Türkiye’de uygulanmıyor olması, pazarın sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Türkiye ısı pompası pazarı yaklaşık 50.000 adet ve 70 milyon dolar seviyesindedir. Önce belirttiğim gibi, kullanıcılar artık yalnızca ilk yatırım maliyetine değil, toplam sahip olma maliyetine odaklanmaktadır. Enerji tasarrufu, düşük işletme giderleri, yüksek konfor seviyesi ve kontrol imkânı bu sistemleri daha cazip hale getirmektedir. Ayrıca çevresel farkındalık da önemli bir etkendir.

Devlet, okullardan ofislere kadar birçok projede VRF sistemlerini yaygın olarak tercih etmektedir, bu nedenle VRF sistemlerinin en büyük destekçilerinden biri konumundadır. Isı pompalarında ise, son kullanıcıya yönelik kurulum ve kullanım desteklerinin devreye alınmasıyla birlikte pazarda ciddi bir büyüme beklenmektedir. Batı Avrupa’da yaygın olarak uygulanan destekler arasında hibe ve yatırım teşvikleri, düşük faizli kredi ve finansman olanakları, vergi ve KDV avantajları ile enerji fiyat politikaları ve regülasyon temelli düzenlemeler yer almaktadır. Farklı ülkeler bu destek mekanizmalarının çeşitli kombinasyonlarını uygulamaktadır.

Önceki İçerik“Sistemlerimizde yer alan frekans kontrollü pompa ve inverter yapı gereksiz sarfiyatı önlüyor”
Sonraki İçerikKombi Klima Shop & Teka Klima Antalya Lansman Toplantısı Düzenlendi