Sevgili dostlarım dergimizin bu sayısında yakın geçmişimde şahit olduğum nikah merasimlerinde dikkatimi çeken ayak basma olayı hakkında söz etmek istiyorum.
Nikah merasiminde ayak basma olayı yanılmıyorsam seksenlerde moda olmaya başladı. Hiç unutmuyorum o yıllarda bir nikah merasiminde gelin uyanıklık yapıp damadın ayağına basar. Damat böyle bir davranış beklemediği için çok bozulur. Bozulduğu gözlerinden okunmaktadır. Damat gelin hanımla göz göze gelince gelin hanım yaptığının damadı çok kızdırdığını gözlerinden anlar. Damat sakince ayağa kalkar, gelin oturduğu yerden kafasını kaldırarak damadın ne yapacağına bakar. Damat geline döner bizim ailemizde üstünlük değil denklik hüküm sürecektir der ve elini arka cebine atarak sert bir hareketle mendilini çıkarır ve mendili geline uzatır. Sert ama yüksek olmayan bir sesle geline der ki “Lütfen hatanızı telafi ediniz.” Damadın gözlerindeki ciddiyeti gören gelin yaptığından utanarak özür diler ve yaptığı yanlışı siler.
Birçok nikaha katıldım hemen hemen hepsinde gelin damadın ayağına basma gayret ve arzusundaydı. Geçenlerde çok ilginç bir nikâhta, nikâh şahidi oldum. Bundan birkaç yıl önceydi. Nikah alışılmışın dışında kıyıldı. Bir masanın etrafında oturuyor durumda değildik. Hepimiz yüksek bir sehpanın etrafında ayakta duruyorduk. Damat ve gelin birbirlerine çok yakışmış pırıl pırıl iki genç kardeşimiz idi. Gayet güzel bir düzenleme yapılmış dualar edilmiş temenniler yapılmış nikah defterine imzalar atılmış ve sıra günümüzün modası olan ayak basma bölümüne gelmişti. Damat çok beyefendi bir tavırla gelin hanımın yerlere kadar uzanan gelinliğini hafifçe yerden kaldırdı ayağını uzattı böylece gelin hanım ayak basarken yanlışlıkla kendi eteğine basmasın istedi. Bu davranış benim adeta gözlerimi yaşartmıştı. Damadı çok iyi tanıyordum. Sağlam karakterli genç yaşta büyük işler başarmış mert dürüst ve düzgün karakterli bir kardeşimizdi. Bu onun teslimiyetinin işareti değil, ben sana sonsuz güveniyorum anlamı taşıyan davranışıydı. Bu davranışının karşısında gelin hanım ayağını damadın ayağının yanına getirip ayağını damadın ayağına bitiştirerek benim niyetim senden üstün olmak değil, sana eş olmak, sana denk olmak, sana yoldaş olmak ve sana destek olmaktır. Sen benim için çok kıymetlisin. Senin canın yansa benim canım yanar ve biliyorum ki benim canım yansa sen bunu hissedersin. Ben sana asla kıyamam dedi ve onun sağ elini ellerine alıp sağ elinin içine bir buse kondurdu ve dedi ki; bu busenin sıcaklığını ömür boyu hisset her hissettiğinde yanında olduğumu bil.
Gelin hanımın bu yüksek vasıflı davranışı büyük alkış aldı. Hepimizin takdirini kazandı. Hiç şüphem yok ki eşinin de onu ömür boyu takdir etmesini sağladı.
Rabbim hepimizin çocuğuna böyle asil ruhlu eşler nasip eylesin.
Saygı, sevgi ve selamlarımla…
Not: Sevgili dostlarım yazımı okuduysanız lütfen bana herhangi bir mesajla görüşlerinizi ulaştırmanızı ya da en azından okudum notu yollamanızı rica ediyorum. Belki böylece sizlere daha faydalı olma şansı yakalayabilirim. Şimdiden zahmettiniz için teşekkür ederim.
Sabit Cevat Tanrıöver



