Sevgili dostlarım, bu ayki yazımda benim hayatımda çok önemli bir yer işgal eden bir fabrika açılış töreninden söz edeceğim.
Sevgili dostlarım, yaşımın ileri olması ve mesleğimde verdiğim uzun hizmet yılları nedeniyle pek çok ülkede pek çok fabrikayı ziyaret etme şansı buldum. Ülkemde yabancıların açtığı pek çok fabrikanın açılış merasimine dâhil oldum, bazılarında hayırlı olsun konuşmaları bile yaptım; ama 2026 yılının başında ilk defa, benim mesleğimle ilgili üretim yapan ülkemin bir şirketinin yurt dışında açtığı bir fabrikanın açılışına dâhil oldum.
Mesleğimizle ilgili bir fabrikanın yurt dışında açılışına ilk defa şahit olmanın gururunu yaşadım. İşin diğer bir güzel tarafı da bu firmanın dış ülkelerde açtığı ikinci fabrika olmasıydı. Söz konusu firma, 13 yıllık kısa geçmişinde büyük başarılara imza atma yeteneğini göstermiş, geleceği parlak bir firma olmanın işaretlerini taşıyor.
Fabrikayı açan firmanın adı Termofan. Fabrikanın açıldığı ülke Fas. Fabrikanın açıldığı şehrin adı Muhammediye. Muhammediye şehri, Fas’ın en büyük şehri olan Kazablanka’ya çok yakın, yeni gelişmekte olan bir şehir. Açılış törenine Türkiye’nin Fas Büyükelçisinin katılması firma için de bizim için de gurur verici oldu. Ayrıca ülkenin önemli bir bürokratı, ileri gelen müteahhitleri ve sektörde hizmet veren mühendis kardeşlerimizin bulunması da fabrikanın açılışına renk kattı.
Bütün kalbimle başarılı olacaklarına inandığımı bir kere de buradan ilan etmek istiyorum. İnşallah Rabbim beni yanıltmaz, fabrikanın büyüdüğü günü kısa zamanda görmeyi bize kısmet eder. Termofan firmasının bu ülkede bir fabrika açması bence çok akıllı bir davranış olmuş; çünkü burada üreteceği cihazları başta İspanya, Fransa ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri ile Moritanya’ya, Cezayir’e, Tunus’a ve diğer Afrika ülkelerine kolayca satabilme şansını bulacağına inanıyorum.
Hazır Fas’a gitmişken size kısaca Fas’ta gördüğüm ilginç şeylerden de bahsetmek istiyorum. Öncelikle insanlarının çok cana yakın olduğunu ve adeta bizden birileri olduğunu görmek beni mutlu etti. Fas’ta bulunduğumuz sürece Marakeş’i de ziyaret etme şansı bulduk. Yaklaşık 275 km uzaktaki bu şehre giderken dikkatimizi çeken en önemli şey, bütün yolların adeta çok yeni yapılmış olması ve muntazam bir şekilde düzenlenmiş olmasıydı. Marakeş şehri ise çok tarihî bir şehir olması dolayısıyla gönlümüzde ayrı bir yer etti. Fas’ın yemeklerini de gerçekten beğenerek yedik; bademden yapılan tatlılarının tadı hâlâ damağımızda. Benim için ilginç olan bir şey de namazda imamın Sübhaneke’yi okumadan direkt Fâtiha suresinden başlaması, rükûda ve secdede çok uzun kalması oldu. Secde duruşunda uzun kalmanın bir faydası olduğunu duymuştum. Şöyle ki, secde pozisyonunda beyne giden kan fazlalaştığı için beyin kökündeki epifiz bezine masaj yapıyormuş.
Kazablanka’da Kral II. Hasan’ın yaptırdığı muhteşem camiyi ziyarete gittiğimizde şaşırdığımız bir şey daha başımıza geldi: Namaz saatlerinden önce camiye girmek isteyenler müzeye giriş bileti almak zorundaymış. Onun için camiye biletle girdik. Namaz vaktine iki saat vardı; hazır camiye girmişken iki rekât geçmiş namaz kılmayı ihmal etmedim. Gerçekten muhteşem bir eser. Rabbim cemaatini bol eylesin inşallah.
Sevgili dostlarım, mesleğimiz ile ilgili cihazların üretiminin yapıldığı pek çok fabrikanın yurt dışında açılacağına inanıyorum. Çünkü gerçekten çok kaliteli üretim yapabilecek seviyeye geldik. Ülkemiz, dünyada sözü geçen bir ülke olma özelliğini artırdıkça başka ülkelerde açılacak Türk fabrikalarının sayısı da artacaktır.
Huzurunuzda Termofan firmasını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını, hidayetlerinin artmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.
Saygı, sevgi ve selamlarımla…
Not: Sevgili dostlarım, yazımı okuduysanız lütfen bana herhangi bir mesajla görüşlerinizi ulaştırmanızı ya da en azından “okudum” notu yollamanızı rica ediyorum. Belki böylece sizlere daha faydalı olma şansı yakalayabilirim. Şimdiden zahmetiniz için teşekkür ederim.
Sabit Cevat Tanrıöver




