Daikin İhracattan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tuncer GÜLSARAN
“İç pazar-ihracat dengesinin %50-50 olmasının şirketler için çok sağlıklı olduğunu düşünüyorum”

Daikin Türkiye olarak, iklimlendirme alanının hemen hemen her dalında Türkiye’de üretim ve istihdam sağlıyoruz. Sakarya, Hendek’teki Ar-Ge merkezimiz ve fabrikamız, tamamen dünyadaki değişik ülkelerin, özellikle Avrupa ve yakın coğrafyaların tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde ürün geliştirme ve üretim yapmakta. Dolayısıyla halen fabrikamızda şu an için ürettiğimiz split klima, klima santrali, fan coil ve kombi ürünlerini, 2020 yılı başına kadar ürettiğimiz radyatör ürün gamımız ile Avrupa, Rusya, Türk Cumhuriyetler ve EMEA Bölgesi başta olmak üzere tüm dünyadaki Daikin şirketleri ve distribütörlerimize ihraç ediyoruz. Üretimimizin Dünya Daikin Standardı’nda olması, ihracatımızı kolaylaştıran bir etken.
Bizim ihracat sürecimizi 2 şekilde değerlendirebiliriz: birincisi; yukarıda bahsettiğim bölgelerdeki Daikin şirketlerine yapılan ihracat. Bu ihracatı artırmak adına da sürekli fabrika ve Ar-Ge merkezimize yatırım yapmaya devam ediyoruz. 2021 yılı içinde fabrikamızda merkezi sistemler iklimlendirme üniteleri ve VRV üretimi için de yatırıma başlandı. İkinci ihracat sürecimiz ise direkt olarak Daikin Türkiye’nin sorumluluğunda olan CIS-Türk Cumhuriyetleri pazarları. Bölgelerdeki yerel personellerimiz ve tüm bölgenin dil ve lehçelerini konuşabilen mühendis ekibimiz ile bu pazarlarda da hem büyük projelerde hem de kombi başta olmak üzere bireysel ürünlerde çok aktif rol oynuyoruz. Buralarda ana pazarlara odaklanıyor, pazarı domine eden büyük distribütörlerle işbirliği yapmaya devam ediyoruz.
Avrupa’daki Daikin şirketlerine yaptığımız ihracat, biraz o ülkedeki pazar büyüklüğüne de bağlı ve 2020 yılında pandemi süreci özellikle ev tipi klima kullanımının artmasını ve pazar büyümesini getirdi. 2019 yılında diğer Avrupa’daki Daikin şirketlerine yaptığımız ihracat, toplam ciromuzun % 35’ini oluştururken, 2020 yılında bu pay % 38 oldu. Direkt yapılanmasından sorumlu olduğumuz ihracat pazarlarımıza gelince, o bölgelerde pazar yaklaşık % 25 küçülmesine rağmen biz satış adetlerimizi koruduk, hatta bazı pazarlarda artırdık. Dolayısıyla özellikle farklı ülkelerden uluslararası rakiplerimize göre pazar paylarımızı da artırdık. Kurların değişimi de ihracat karlılığımızda pozitif rol oynadı.
İhracat uzun vadeli satış stratejileri ve uluslararası rekabet anlamında şirketimizde en öncelikli konulardan birisi. Sürdürülebilir ihracat ve şirket içindeki denge, yurt içinde değişken kurlardan dolayı oluşan kar ve zararların dengelenebilir durumda olmasını sağlıyor. Bunun için iç pazar-ihracat dengesinin % 50-50 olmasının şirketler için çok sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Daikin Türkiye’de de 2019’da % 46 olan ihracat oranımızı bu sene % 49’a çıkardık ve şirketimizin sağlıklı büyümeye devam etmesi için ideal oranı yakaladık. İhracatın artması üretim maliyetlerinin de düşmesi ve kapasitenin tam kullanılması, istihdamın sürekliliği içinde kritik önem taşımakta düşüncesindeyim. Bizim fabrikamızda pandemi dönemi dahil istihdam hiç azalmadı, ücretsiz izin dahil hiçbir devlet desteğine başvurulmadı ve hatta istihdam artışı bile gerçekleşti, bunda ihracatın büyümesinin önemli rolü var.
2025’e kadar olan tüm planlamalarımız hazır. Ana odağımız ihracatın sürdürülebilirliği olmaya devam ediyor. Daikin Türkiye’nin sorumlu olduğu bölgelerdeki stratejimiz, Daikin kalite ve standartlarını o bölgelere taşımaya ve pazar artışını sürdürmeye devam etmek. Ar-Ge merkezimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Başlangıç olarak 2021 yılında da değişik pazarlardaki hedef odaklı ürün geliştirme ve satış stratejilerine devam ediyoruz. Türkiye’de hiç satılmasa bile değişik pazarların ihtiyacını karşılayacak özel ürünlerimiz pek yakında üretim hatlarından çıkıyor olacak. Gene bu bölgelerdeki tüm pazarlarda yükselen satış kanallarında yer almaya, e-ticaret projelerimiz, çözüm satışı uygulamalarımız ve yerelleştirilen ürünler, yerel teknik ve pazarlama desteklerini verebilecek şekilde organizasyonumuzu geliştirmeye devam edeceğiz. Diğer ülkelerdeki Daikin şirketlerinin ihtiyaçlarını daha fazla karşılayabilmek adına ise hem VRV ürünlerinin üretiminin Türkiye’de yapılmaya başlaması hem de diğer split klima modellerinin ve kapasitelerinin üretimlerinin Hendek fabrikamıza taşınması, ihracat başarılarımızı daha da sürdürülebilir şekilde yukarılara taşıyacaktır. Türkiye’deki Ar-Ge ve fabrikamızın ürün geliştirme ve üretim kalitesindeki başarısı tüm dünya Daikin ülkelerine ihracatımızı artırmaya da imkan sağlayacaktır.





