Bu sayımızda, CTK Energy’nin sektördeki
yolculuğunu, yenilikçi yaklaşımını,
Ar-Ge ve üretim vizyonunu ve
geleceğe dair stratejik hedeflerini,
Satış Müdürü Mustafa Tekin ile konuştuk.
- 1986 yılında güneş enerjisi sistemleriyle başlayan faaliyet sürecinizde, bugün ulaştığınız üretim kapasitesini mümkün kılan en kritik stratejik kararlar nelerdir ve tarihçenizden de bahseder misiniz?
1986 yılında yenilenebilir enerjiye duyduğumuz güçlü inançla yola çıktık.
O dönem
Türkiye’de henüz gelişmekte olan bir sektörün içinde, güneş enerjisi sistemleri üretimi ve uygulamalarıyla faaliyetlerimize başladık. Güneş kolektörü ve sıcak su sistemleri üretimiyle pazara adım atarken, kaliteyi tesadüfe bırakmamak adına kendi üretim altyapımızı kurduk. Daha ilk yıllardan itibaren bayi ve servis ağımızı oluşturarak sahada güçlü ve yaygın bir organizasyon yapısı inşa ettik.
1990’lı yıllarda üretim kapasitemizi artırırken makine parkurumuzu modernize ettik.
2000’li
yıllarla birlikte otomasyon yatırımlarımıza hız verdik, ürün gamımızı genişlettik ve ihracata odaklanarak uluslararası pazarlara açıldık. Bugün geldiğimiz noktada; yüksek üretim hacmine sahip, entegre üretim tesisleri bulunan ve güçlü Ar-Ge altyapısıyla rekabetçi konumunu sağlamlaştırmış bir şirketiz.
- Katı yakıtlı kazan üretimine geçiş yaptığınız 1998 yılından bu yana AR-GE çalışmalarınız hangi alanlarda yoğunlaşmaktadır?
1998 yılında katı yakıtlı kazan üretimine geçişimiz, bizim için yalnızca bir ürün çeşitlendirmesi değildi. Bu adım, mühendislik, verimlilik ve çevresel performans odaklı yeni bir Ar-Ge vizyonunun başlangıcı oldu. O tarihten bu yana Ar-Ge çalışmalarımızı daha yüksek verim, daha düşük emisyon, daha uzun ürün ömrü, daha düşük işletme maliyeti ve daha yüksek kullanıcı konforu hedefleri doğrultusunda şekillendiriyoruz.
- Yıllık 10.000 adet üretim kapasitenizi artırmaya yönelik kısa ve orta vadeli yatırım planlarınız bulunmakta mıdır?
Biz kapasite artışını sadece üretim adedi olarak görmüyoruz. Verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve çevresel uyumluluğu eş zamanlı olarak değerlendiriyoruz. Amacımız, üretim kapasitemizi kontrollü ve sürdürülebilir biçimde artırırken rekabet gücümüzü ve marka değerimizi aynı oranda yükseltmektir.
- Sahip olduğunuz ulusal ve uluslararası kalite sertifikalarının (CE, ISO, TSE vb.) sürdürülebilirliği ve güncelliği adına denetim ve iyileştirme süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz?
Ulusal ve uluslararası mevzuat değişikliklerini düzenli olarak takip ediyoruz. Standart revizyon analizleri yapıyor, teknik dosyalarımızı güncelliyor, ürün tasarımlarımızı yeni gerekliliklere göre uyarlıyor ve sertifikasyon kapsamlarımızı genişletiyoruz. Belgelendirme sürekliliğini güvence altına almayı kurumsal bir disiplin olarak görüyoruz. Kalite belgelerini yalnızca kalite departmanının değil, üst yönetimden üretim sahasına kadar tüm organizasyonun ortak sorumluluğu olarak ele alıyoruz. CE, ISO ve TSE belgelerini korumakla yetinmiyor; bu standartların ötesine geçerek sektörde güvenilirlik ve sürdürülebilir kalite algısını güçlendirmeyi hedefliyoruz.
- 80’i aşkın ülkeye gerçekleştirdiğiniz ihracatta öncelikli hedef pazarlarınız hangileridir? Yeni pazar stratejiniz nedir?
Avrupa pazarını, kalite standartları ve çevresel regülasyonlar açısından yüksek beklentilere sahip stratejik bir bölge olarak görüyoruz. Özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile enerji dönüşüm sürecindeki AB ülkelerinde, biyokütle ve katı yakıtlı sistemlere talebin sürdüğü pazarlarda yüksek verimli ve düşük emisyonlu ürünlerimizle konumlanıyoruz. MENA bölgesinde ise sanayi tesisleri, oteller, büyük ölçekli ticari yapılar ve kamu projelerinde fiyat-performans dengesi yüksek, dayanıklı ve yüksek kapasiteli sistemlerimizle güçlü bir rekabet yürütüyoruz.
- Pelet yakıtlı ürün grubunuzun teknik verimlilik ve pazar payı açısından şirketinizdeki stratejik konumu nedir?
Pelet yakıtlı kazanlarımız, yüksek verimlilik ve düşük emisyon hedeflerimizin en somut
çıktılarından biridir ve Ar-Ge yatırımlarımızın odak segmentlerinden birini oluşturur. Optimize edilmiş yanma odası geometrisi ve kontrollü hava yönetimi sayesinde yüksek yanma verimi sağlıyoruz. Pelet yakıtın homojen ve düşük nem oranına sahip yapısı sayesinde düşük emisyon değerleri elde ediyoruz. Otomatik yakıt besleme, modülasyonlu çalışma, kül boşaltma sistemleri ve dijital kontrol panelleri ile tam otomasyon altyapısı sunuyoruz. Üç geçişli tasarım ve optimize edilmiş duman borulu yapı ile yüksek ısıl verim elde ediyoruz. Bu teknik üstünlükler, özellikle çevresel regülasyonların sıkı olduğu ihracat pazarlarında bize önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
Pelet ürün grubumuzun toplam satış portföyümüz içindeki payı istikrarlı biçimde artmaktadır. Yenilenebilir enerjiye olan küresel yönelim, Avrupa merkezli düşük emisyon teşvikleri, yüksek katma değer yapısı ve çevreci-teknolojik marka konumlandırmamıza katkısı bu artışın temel nedenleridir. Bu segment, hem iç pazardaki dönüşüm talebine cevap vermemizi hem de ihracatta premium segmentte konumlanmamızı sağlamaktadır.
- Isı pompaları gibi yenilenebilir enerji çözümlerine yönelik yatırımlarınızı artırmayı planlıyor musunuz?

Evet. Isı pompaları ve diğer yenilenebilir enerji çözümlerini orta ve uzun vadeli büyüme stratejimizin temel başlıkları arasında görüyoruz. Küresel enerji dönüşümü ve karbon azaltım hedefleri doğrultusunda bu alandaki yatırımlarımızı planlı şekilde artırıyoruz. Isı pompası teknolojisini yalnızca yeni bir ürün olarak değil, mevcut sistemlerimizi tamamlayan ve hibrit çözümlerle entegre edilebilen stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyoruz. Hava kaynaklı ısı pompaları, kazan ve ısı pompası entegrasyonuna dayalı hibrit sistemler, yüksek COP değerine sahip inverter kompresör teknolojileri ile akıllı kontrol ve uzaktan izleme sistemleri üzerinde yoğunlaşıyoruz. Hedefimiz; yüksek enerji verimliliği sunan, düşük karbon ayak izine sahip ve farklı iklim koşullarında stabil performans gösterebilen ürünler geliştirmektir.
- Geniş ürün yelpazeniz (kat kaloriferi, merkezi sistem kazanlar, pelet sobaları, buhar kazanları, sıcak su boyleri, ısı pompaları vb.) arasında, rekabet avantajınızı belirleyen temel teknik ve tasarım üstünlükler nelerdir?
Rekabet avantajımızı yalnızca ürün çeşitliliğimizle değil; teknik üstünlük, dayanıklılık, akıllı kontrol sistemleri, modüler tasarım ve çevre dostu yaklaşımımızla oluşturuyoruz. Müşterilerimize yüksek performanslı, güvenilir ve uzun ömürlü çözümler sunmayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
- Bayi yapılanmanız ve satış sonrası hizmet organizasyonunuz müşteri memnuniyetine nasıl katkı sağlamaktadır?

Bayi yapılanmamız ve satış sonrası hizmet organizasyonumuz, markamızın en güçlü yapı taşlarından biridir. Türkiye genelindeki yaygın bayi ağımız sayesinde müşterilerimize hızlı erişim sağlıyor, yerel pazar bilgisine sahip iş ortaklarımızla doğru çözümler sunuyoruz. Bayi ve servis ekiplerimizi düzenli olarak eğitiyor, sertifikasyon süreçleriyle yetkinliklerini güvence altına alıyoruz.
Satış sonrası hizmetlerde hızlı müdahale, kesintisiz yedek parça temini ve planlı bakım sistemleri ile süreci yönetiyoruz. Çağrı merkezi ve dijital kanallar üzerinden gelen tüm talepleri kayıt altına alıyor, analiz ediyor ve iyileştirme süreçlerimize entegre ediyoruz. Müşteri memnuniyetini ölçüyor,
satış sonrası iletişimi sürdürüyor ve uzun vadeli güven ilişkisi kurmaya odaklanıyoruz.
- 000 m²’lik üretim tesisinizde verimlilik, kalite kontrol ve iş güvenliği süreçlerini nasıl yapılandırıyor; üretim altyapınızı gelecekte nasıl geliştirmeyi
planlıyorsunuz?
Üretim tesisimizde verimlilik, kalite ve iş güvenliğini entegre bir yönetim anlayışıyla ele alıyoruz. Önümüzdeki dönemde tesisimizi daha dijital, daha otomasyonlu ve daha sürdürülebilir bir akıllı fabrikaya dönüştürmeyi hedefliyoruz.
- Ürün geliştirme sürecinizde müşteri geri bildirimlerini ve saha verilerini yeni model tasarımlarına nasıl entegre ediyorsunuz?
Müşteri geri bildirimlerini sistematik olarak topluyoruz. Satış sonrası anketler, servis kayıtları, bayi ve saha ekiplerinden gelen bilgiler ile dijital izleme sistemlerinden elde edilen veri loglarını düzenli olarak analiz ediyoruz. Gerçek çalışma koşullarındaki performans verilerini, arıza ve bakım istatistiklerini değerlendirerek tasarım ve malzeme iyileştirmeleri yapıyoruz. Farklı iklim ve kullanım senaryolarını gözlemleyerek ürünlerimizi sürekli geliştiriyoruz.
Bu veri odaklı yaklaşım sayesinde ürünlerimizin gerçek kullanım koşullarına uygunluğunu, dayanıklılığını ve enerji verimliliğini güvence altına alıyoruz. Müşteri memnuniyetini artırmayı, arıza oranlarını minimize etmeyi ve Ar-Ge süreçlerimizi hızlı geri beslemeli bir yapıya dönüştürmeyi kararlılıkla sürdürüyoruz.





