Olcay AVCI
Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcısı
Daikin olarak, 100 yılı aşkın tecrübemizle iklimlendirme sektörünün küresel öncülerinden biriyiz. Bugün 170’den fazla ülke ve bölgede faaliyet gösteren global bir marka olarak, Türkiye’deki ihracat serüvenimizin de bu büyük vizyonun önemli bir parçası hâline geldiğini söyleyebilirim. Daikin Türkiye olarak, 2011 yılında doğrudan yatırımcı olarak ülkemizde faaliyet göstermeye başladığımız günden bu yana üretim gücünü, teknolojik altyapıyı ve ihracat hacmini her yıl istikrarlı şekilde artırdık. Sakarya Hendek’teki üretim tesisimiz ise bugün hem Türkiye’nin hem de bölgenin en güçlü iklimlendirme üretim üslerinden biri hâline gelmiş durumda. 2024 yılında yalnızca ihracat ciromuzun 400 milyon Euro’ya ulaşması da bu üretim ve ihracat başarısının somut bir yansıması. Bu güçlü performansı destekleyen temel unsur ise yerli üretimdeki geniş ürün gamımız. Sakarya Hendek Üretim Tesisimizde kombi, klima üniteleri, fancoil, klima santralleri ve VRV sistemleri gibi geniş bir yelpazede üretim gerçekleştiriyoruz. Bu güçlü üretim kabiliyeti sayesinde Türkiye sadece bir pazar değil; Avrupa, CIS bölgesi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika için stratejik bir iklimlendirme tedarik merkezi konumuna geldi.
Bu konumlanmayı güçlendiren en önemli adımlardan biri, Avrupa’daki üretim ağındaki rolümüzün genişlemesi oldu. 2024 yılında Hendek tesisimiz, Daikin Grubu içinde Avrupa’nın tek kaset tipi fancoil üretim merkezi haline gelerek Türkiye’nin mühendislik gücünü global ölçekte görünür kılmaya devam etti. Aynı vizyonla Airfel markamızın ürün gamını da geliştirdik. Vibe split klima modellerini Sakarya Hendek Tesisimizde üreterek özellikle Kuzey Afrika’da artan rekabetçi fiyatlı ürün talebine yanıt vermeyi ve bu pazardaki ihracat hacmimizi önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz.
İhracat odaklı bir yapıda faaliyet gösterirken, küresel ölçekte pek çok dinamiğin iş süreçlerimizi etkilediğini söyleyebilirim. Daikin global olarak Japon kökenli bir şirket olmanın getirdiği disiplin, uzun vadeli bakış açısı ve sürdürülebilir büyüme kültürüyle hareket ediyoruz. Bu güçlü kurumsal yapı, zaman zaman belirsizliklerle dolu uluslararası ortamda en büyük avantajımızı oluşturuyor. Zaman zaman salgınlar, bölgesel savaşlar, siyasi dalgalanmalar ve tedarik zinciri kesintileri gibi dış etkenlerle karşılaşıyoruz. Bu süreçleri, önceden aldığımız stratejik kararlar, güçlü altyapımız ve Daikin’in küresel varlığının gücüyle başarılı bir şekilde yönettik. Türkiye’deki yerli üretim gücümüz, Ar-Ge yatırımlarımız ve bölgesel dağıtım–servis ağımız sayesinde ihracatta sürdürülebilir büyümemizi kararlılıkla devam ettiriyoruz.
Küresel ölçekte iklimlendirme sektörü çok hızlı bir dönüşüm içinde ve bu değişim özellikle enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme alanlarında yeni beklentiler yaratıyor. Biz de Daikin Türkiye olarak bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyoruz. Türkiye’nin stratejik konumu, bizi yalnızca bir üretim ve ihracat üssü değil; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasında bölgesel bir yönetim ve Ar-Ge merkezi hâline getiriyor. Bu dönüşümün gerektirdiği esnekliği sağlayabilmek için hem teknolojik altyapımıza hem de üretim kapasitemize sürekli yatırım yapıyoruz. Bu doğrultuda attığımız adımların en önemlilerinden biri de 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz sermaye artırımı oldu. Bu yatırım, Türkiye’deki üretim kapasitemizi büyütme ve ürün çeşitliliğimizi daha da artırma hedefimizin somut bir göstergesi niteliğini taşıyor.
Pazar dinamiklerine baktığımızda Afrika, önümüzdeki dönem için en yüksek potansiyele sahip bölgelerden biri. Enerji verimli ve ekonomik ürünlere talep hızla artıyor. Bu doğrultuda Airfel markamızla geliştirdiğimiz low-cost ürün gamı, özellikle Afrika’daki geniş tüketici kitlesine ulaşmamızda önemli bir avantaj sağlıyor. Orta Doğu tarafında ise dönüşümün yönü dijitalleşme ve data center yatırımları. Bölgedeki data center sayısı giderek artıyor ve bu tesislerin en kritik ihtiyacı yüksek enerji verimliliğine sahip soğutma sistemleri. Bu durum Daikin’i önemli bir oyuncu hâline getiriyor. Veri merkezlerine yönelik çözümlerin önümüzdeki dönemde hem Orta Doğu’da hem de Avrupa genelinde ciddi bir büyüme yaratacağını öngörüyoruz.
2025 yılı, sürdürülebilir büyümemizi güçlendirdiğimiz ve Türkiye’nin üretim ile ihracat gücünü global ölçekte daha görünür kılma yönünde önemli adımlar attığımız bir dönem olmaya devam ediyor. Daikin olarak her zaman uzun vadeli bir vizyonla hareket ediyoruz. Bu vizyonun merkezinde sağlam mali performans, güçlü üretim kabiliyeti ve yatırımlarımız yer alıyor. Bu süreçte üst üste kazandığımız ödüller, hem ihracat performansımızı hem de sektörel liderliğimizi ortaya koydu. İSİB tarafından üst üste 10. kez “En Çok Split Klima İhracatı Yapan Firma” ödülüne layık görülmemiz, ihracat alanındaki istikrarlı büyümemizin bir göstergesi oldu. Aynı zamanda “2024 Yılı En Çok İhracat Yapan Firma” ödülünü alarak bu kategoride toplam yedinci kez ödüllendirilmek, Türkiye’den dünyaya açılan ihracat ağımızın gücünü ortaya koydu. Bunun yanı sıra, TİM’in açıkladığı verilere göre “İklimlendirme Sanayii Sektör Şampiyonu” unvanını almamız ve İSO’nun “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinde 116. sırada yer almamız, Türkiye’deki üretim ve ihracat gücümüzün somut bir göstergesidir.
2026 yılına dair planlarımızı şekillendirmeye devam ederken odak noktamız net; Türkiye’nin üretim üssü olma rolünü güçlendirmek, ihracat payımızı artırmak ve yenilikçi teknolojilerle hem ülkemiz hem de bölgemiz için değer yaratmaya devam etmek. Bu doğrultuda Daikin Türkiye olarak ihracat ağımızı genişletmek ve Türkiye’yi bölgesel bir ihracat merkezi hâline getirmek için emin adımlarla ilerliyoruz.





