“55 ülkeye ihracat yapan bir marka konumuna geldik”

Mehmet Nuh DÜKME
BRISCOOL COPPER TUBE İhracat Müdürü

 

 

Her ne kadar köklü bir üretim geçmişine sahip olsak da BRISCOOL markasıyla ihracat yolculuğumuz oldukça yenidir. 2019 yılında başladık ve ilk adımımız yakın coğrafyada güvene dayalı ilişkiler kurmak oldu. Ardından bu güveni farklı kıtalara taşıyarak bugün Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Orta Doğu’dan Kuzey Afrika’ya kadar 55 ülkeye ihracat yapan bir marka konumuna geldik.

BRISCOOL olarak pazarlara açılma stratejimizin temelinde; doğru partner seçimi, hızlı geri dönüş, esnek üretim, güçlü satış sonrası destek, rekabetçi fiyatlandırma yer almaktadır. Bu uluslararası yolculukta önemli bir kilometre taşımız da İstanbul’da düzenlenen ISK-SODEX Fuarı oldu. Bu fuara aktif katılım sağlıyor, markamızı tanıtarak yeni müşterilerle doğrudan temas kuruyoruz. Fuarda gerçekleştirdiğimiz bire bir görüşmeler sayesinde; ilgilenen ziyaretçileri ürünlerle tanıştırıyor, birçok pazarda distribütör ve bayi adaylarıyla iş birliği başlatıyor, uzun soluklu müşteri ilişkilerinin temelini atıyoruz. ISK-SODEX bizim için sadece bir tanıtım alanı değil; yeni pazar girişleri için en etkili müşteri kazanım kaynağı haline geldi.

Ürünlerimizin uluslararası pazarda tercih edilmesinin sebeplerinin başında ise; yüksek üretim standartlarımız, müşteri taleplerine göre ürün ve paket özelleştirme kabiliyetimiz, tedarik zinciri ve teslimat güvenilirliğimiz, kaliteyi uygun maliyetle sunabilmemiz gelmektedir. Bizim için en önemli konu; sadece ürün teslim etmek değil, BRISCOOL adıyla uzun vadeli ve güvene dayalı iş ortaklıkları kurmaktır. İhracat süreçlerinde BRISCOOL olarak karşılaştığımız temel zorluklar şunlardır; küresel maliyet dalgalanmaları (hammadde, navlun), bürokratik ve operasyonel süreçlerin karmaşıklığı, ülkelere göre farklı kalite ve sertifikasyon gereklilikleri, bazı ülkelerin politik olarak uyguladığı korumacı ekonomi ve ani gümrük vergisi artırımları (özellikle yerli üreticiyi koruma amaçlı vergi hamleleri). Bu zorlukların üstesinden gelmek için attığımız stratejik adımlar şunlar; hammadde ve üretim maliyeti riskini minimize eden dinamik fiyatlandırma ve stok yönetim sistemi kurduk, ihracat kredi sigortası ve güvenli ödeme araçları ile finansal riski kontrol altına alıyoruz, dijitalleşmeye yatırım yaparak ERP ve CRM sistemleriyle teklif–üretim–sevkiyat süreçlerini uçtan uca izlenebilir hale getirdik, vergi artışı veya korumacı uygulamalara sahip pazarlarda alternatif dağıtım modelleri ve ürün konfigürasyonlarıyla rekabet avantajı sağlıyoruz.

BRISCOOL için sürdürülebilir büyümenin temeli pazar çeşitlendirmesidir.
Tek bir ülkeye bağlı kalmadan ihracatımızı farklı coğrafyalara yayıyoruz. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme artık zorunluluk haline geldi. BRISCOOL üretim modeli bu dönüşüme hızlı uyum sağlayabilecek şekilde tasarlanmıştır. Bu kapsamda; üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artıran otomasyon sistemleri kullanıyoruz, kullanılan hammaddelerin geri dönüştürülebilir olmasına önem veriyoruz, ürün tasarımlarımızı pazara göre farklı standartlara uyum sağlayabilecek esnek mühendislik yapısıyla geliştiriyoruz, fabrika süreçlerinde dijital izleme ve veri analitiği ile verimlilik takibi yapıyoruz.

Dijitalleşme tarafında; ERP ve CRM altyapımız ile tekliften üretime kadar tüm süreçler tek ekrandan yönetilebilir hale getirildi, müşterilerin üretim planı ve sevkiyat durumunu çevrim içi (online) izleyebilmesi ise BRISCOOL’un 2026 projeleri arasında yer alıyor. Bu sayede; beklentiler değiştiğinde üretim hattımızı ve ürün tasarımımızı kısa sürede uyarlayabilecek esnek bir yapıda çalışıyoruz. Bizim sektörümüzde Türkiye’nin rekabet gücü dikkat çekici. Hızımız, üretim kapasitemiz ve esnekliğimiz birçok ülkede örnek gösteriliyor.

Türkiye’nin rekabet gücünü belirleyen üç unsur var. İlki; hız ve esneklik – Avrupa’daki üreticiler sabit planla ilerlerken BRISCOOL müşteri talebine göre çok hızlı yön değiştirebiliyor. İkincisi; kalite–maliyet dengesi– Avrupa standardında üretim, rekabetçi fiyat. Üçüncüsü; coğrafi avantaj – 3 kıtaya kısa teslimat süresi. Türkiye’ye özgü bir durum daha var: Döviz kuru istikrar politikaları ihracata hem avantaj hem dezavantaj sağlayabiliyor. TL’nin değerli kaldığı dönemler maliyet baskısı yaratabiliyor, aynı dönemler, yatırım için finansman avantajı sağlayabiliyor. Biz bu dalgalanmaları risk olarak değil, strateji alanı olarak görüyoruz. BRISCOOL olarak sadece ürün ihraç etmiyoruz; çözüm, güven ve sürdürülebilir iş ortaklığı ihraç ediyoruz. 2025 bizim için konsolidasyon yılı oldu. BRISCOOL markasıyla mevcut pazarlarda derinleşmeye ve distribütör ağımızı güçlendirmeye odaklandık. Sonuç olarak; mevcut müşterilerle iş hacmimiz büyüdü, marka bilinirliğimiz arttı, sipariş döngümüz hızlandı. 2026 yılı ise BRISCOOL için pazar genişleme yılı olacak. Hedef bölgelerimiz şu şekilde: Latin Amerika; distribütör yapılanması kurulacak. Afrika ve Balkanlar; lojistik hız avantajı. Avrupa; depo / stoklama merkezi planı. Dijitalleşme ve CRM altyapısı bu büyümeyi destekliyor. Amacımız sadece daha fazla ülkeye ürün göndermek değil; BRISCOOL’un pazarlarda kalıcı bir marka olması. İhracat hızlı bir satış değil, uzun soluklu bir güven ilişkisi işidir. İlk satışı fiyat kazandırır, ikinci satışı güven, iletişim ve tutarlılık kazandırır.

BRISCOOL olarak tavsiyelerimiz de var: Her pazarın kültürünü anlamadan teklif vermeyin. Değer üretin, sadece fiyat değil çözüm sunun. Süreklilik sağlayın, müşteriyi karşılıksız bırakmayın. Sabırlı olun, ilişkiler zamanla sonuç verir. Teklif vermeden önce müşterinin işine katma değer ekleyin. BRISCOOL olarak ihracatın tanımını şöyle yapıyoruz: Ürün göndermek değil, ülkeler arasında güven köprüsü kurmaktır.

 

Önceki İçerik“İngiltere pazarı için her yıl Installer Show’a katıldık”
Sonraki İçerik“Güney Amerika, Uzak Doğu, Balkanlar ve Orta Doğu’dayız”