“Ar-Ge yatırımları yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur”

 

Ozan ÇAKIR
Aldea Genel Müdürü

Ar-Ge çalışmalarının hiçbir zaman önüne geçemezsiniz. Teknoloji bugün öylesine hızlı değişiyor ki, bir firmanın rekabetçi kalabilmesi için sürekli gelişime ve yeniliğe yatırım yapması gerekiyor. Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında Ar-Ge yatırımları ve teknolojik dönüşüm süreçleri maliyetli görünse de bunları yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak yatırım kavramını sadece fiziksel tesis yatırımları olarak değerlendirmemek gerekir. Biz şu an Türkiye içerisinde yeni bir fiziki yatırım planlamıyoruz. Bunun temel sebebi, yüksek enflasyonun konuşulduğu ve ekonomik belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde olmamızdır. Böyle bir ortamda yapılan büyük ölçekli yatırımların geri dönüş süresi uzayabiliyor ve maliyetleri ciddi şekilde artabiliyor. Öte yandan, teknolojik ürünlerin değişim ve dönüşüm hızı geçmiş yıllara göre çok daha yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bu nedenle yapılan her yatırımın değişime açık, esnek ve sürekli güncellenebilir olması gerekiyor. Bizim bakış açımıza göre şu an öncelik, fiziksel büyümeden ziyade teknolojik gelişimi ve Ar-Ge çalışmalarını sürdürmek olmalıdır. Bu nedenle mevcut koşullarda yeni bir fiziki yatırım döneminde olduğumuzu düşünmüyoruz. Yürüttüğümüz Ar-Ge ve teknolojik dönüşüm çalışmaları üretim süreçlerimizi her geçen gün daha verimli hale getiriyor. Süreçler hızlanıyor, ürün performansı artıyor ve enerji verimliliği konusunda çok daha başarılı sonuçlar elde ediliyor. Aslında tüm Ar-Ge çalışmalarının temel amacı da budur: Daha az enerji kullanarak daha yüksek verim elde etmek. Bizim hedefimiz, aynı enerji tüketimiyle daha yüksek COP değerlerine ulaşabilmek ve kullanıcılarımıza maksimum performansı sunabilmektir. Bunu gerçekleştirebilmenin yolu ise sürekli araştırma yapmak, ürün geliştirmek ve teknolojiyi yakından takip etmektir.

Son dönemde Proplan ile çalışan ısı pompalarımızı farklı uygulama alanlarında daha yoğun şekilde kullanmaya başladık. Aslında bu alandaki çalışmalarımız yeni değil. Türkiye’deki ilk tavuk çiftliği ısı pompası projesi ve ilk otel sıcak su uygulaması firmamız tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra, ısı pompalarının yalnızca konutlarda değil, kazan sistemlerinin yerine veya endüstriyel soğutma uygulamalarında da kullanılabileceğini ortaya koyan ilk firmalardan biri Aldea olmuştur. Yakın zamanda ilk sera projemizi de hayata geçirerek bu alandaki çalışmalarımıza yeni bir halka ekleyeceğiz. Bugün sektöre baktığımızda, uygulamalarını başarıyla gerçekleştirdiğimiz Proplan teknolojisine sahip cihazların yeni yeni tanıtıldığını ve bazı firmaların bu alanda ilk uygulamaları yaptıklarını iddia ettiklerini görüyoruz. Ancak gerçek şu ki; bugün “yeni” olarak lanse edilen birçok çözüm, bizim yıllardır sahada başarıyla uyguladığımız teknolojilerin bir devamı niteliğindedir.

Yüksek kapasiteli ürünlerimiz ve sektörün geleceği olarak gösterilen yeni nesil cihazlarımızla birlikte, bu pazarda uzun zamandır güçlü bir konuma sahibiz. Dolayısıyla bugün konuşulan birçok yeniliğin içerisinde Aldea’nın yıllara dayanan bilgi birikimi ve saha deneyiminin izlerini görmek mümkündür. Teknolojik gelişmeleri takip ederken yalnızca Türkiye pazarını referans almıyoruz. Her sektör için geçerli olmasa da, bizim sektörümüzde dünyanın birçok bölgesindeki gelişmeler Türkiye’den daha hızlı ilerleyebiliyor. Bu nedenle teknolojiye daha geniş bir perspektiften bakmak gerektiğine inanıyoruz. Bizim yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da müşterilerimiz bulunduğundan bu durum bizi küresel ölçekte düşünmeye itiyor. Dünya pazarlarına baktığımızda yalnızca yeni teknolojileri değil, aynı zamanda rakiplerimizin hangi alanlara yatırım yaptığını, hangi ürünleri geliştirdiğini ve sektörün hangi yöne doğru ilerlediğini de takip ediyoruz. Bu nedenle dünyadaki gelişmeleri çok yakından izliyor, küresel trendleri dikkatle analiz ediyor ve gelecekte sektörümüzü şekillendirecek yenilikleri erkenden değerlendirmeye çalışıyoruz.

Dünya artık ölçek ekonomisinin ve hızlı değişimin belirleyici olduğu bir üretim modeline geçmiş durumda. Bunun en somut örneklerinden biri Çin’dir. Çin bugün dünya pazarlarında son derece güçlü bir konuma sahip. Bunun temel nedenlerinden biri, çok yüksek ölçeklerde üretim yapabilmesi ve üretim kapasitesini sürekli güncel tutabilmesidir. Yüksek üretim hacimleri sayesinde maliyetlerini ciddi ölçüde düşürebiliyorlar. Bunun yanında ürün geliştirme ve model yenileme süreçlerini de son derece hızlı yönetiyorlar. Bu durum birçok geleneksel üreticiyi zorlamaya başladı. Örneğin otomotiv sektöründe Almanya’nın köklü markalarının, model değişim süreçlerinde yaşadıkları yavaşlık nedeniyle Çinli üreticiler karşısında pazar payı kayıpları yaşadığını görüyoruz. Benzer bir tablo bugün ısı pompası sektöründe de yaşanıyor. Biz sektöre giriş yaptığımızda Almanya’nın önde gelen üreticilerinden birinin distribütörlüğünü üstlenmiştik. O dönemde sektörün en güçlü oyuncularından biri olarak görülen bu firma, bugün Almanya dışındaki pazarlarda etkisini önemli ölçüde kaybetmiş durumda. Bunun temel sebeplerinden biri yeterli ölçekli üretim yapamaması, diğeri ise teknolojik dönüşüme rakipleri kadar hızlı uyum sağlayamamasıdır.

Günümüz rekabet ortamında yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli değil. Aynı zamanda değişime hızlı uyum sağlamak, teknolojiyi sürekli geliştirmek ve küresel ölçekte rekabet edebilecek bir üretim anlayışına sahip olmak gerekiyor. Müşteri memnuniyetine baktığımızda ise günümüzde farklı bir tablo görüyoruz. 1990’lı yıllarda ve 2000’li yılların başında birçok firma müşteri memnuniyetini en önemli önceliklerinden biri olarak görüyordu. Hatta bazı markalar bunu doğrudan sloganlarında ifade ediyordu. Zamanla dünya genelinde üretim adetleri, satış hacimleri ve operasyonel hız ön plana çıktı; müşteri memnuniyeti ise birçok firma için ikinci plana itildi. Biz bu anlayışı benimsemiyoruz. Müşterilerimizin daha az enerji tüketen cihazlar kullanmasını, sistemlerini uzaktan kontrol edebilmesini ve günlük yaşamlarını kolaylaştıracak tüm teknolojilere erişebilmesini önemsiyoruz. Bunun yanında servis birimimiz de müşterilerimizle doğrudan ve yakın iletişim kurmaktadır. Firmamızı aradığınızda sizi uzun süre bekleten otomatik sistemlerle karşılaşmazsınız; ihtiyaç duyduğunuz desteğe doğrudan ulaşabilirsiniz.

Önceki İçerik“Ar-Ge ve yatırım çalışmalarımız ölçülebilir değerler yaratıyor”
Sonraki İçerik“Ar-Ge laboratuvar hedeflerimizi, 2027 yılı ortasına kadar tamamlamayı öngörüyoruz”