Ufuk ATAN
Vaillant Group Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Şofben ve kombinin mucidi Vaillant olarak, 150 yılı aşkın köklü tecrübemizle sadece iklimlendirme sektörüne odaklanıyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Büyüme hedeflerimizin temelini Ar-Ge çalışmaları, teknolojik dönüşüm ve fiziki yatırımlar oluşturuyor. Küresel iklim değişikliği ve artan enerji maliyetleri sektörde köklü dönüşümleri zorunlu kılarken, evlerimizde ve çevremizde daha iyi bir iklim oluşturmak vizyonuyla hareket ediyoruz. Sürekli gelişen Ar-Ge merkezimiz ile tasarruf, uzun ömür, yüksek konfor ve uzaktan erişim imkânı sunan yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Tedarikten üretime, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm operasyonel süreçlerimizde dijitalleşme ve otomasyon odaklı projeler yürüterek verimliliği artırıyoruz. Bu sayede sektörün ve dünyamızın geleceğini gözeterek sürdürülebilir çalışmalara imza atıyor, yüksek teknolojiye sahip ürün portföyümüzle topluma ve sektöre değer katıyoruz. Son dönemde hayata geçirdiğimiz projelerimizin odağında yapay zekâ, veri analizi ve akıllı kontrol sistemleri yer alıyor. Ar-Ge süreçlerimizin geleceğine katkı sağlayacak yapay zekâ destekli veri analizi ve tahminleme teknolojilerine yoğun yatırımlar planlıyoruz. Bu kapsamda, müşteri ihtiyaçlarını doğru analiz etmek, pazar trendlerini öngörmek ve ürün performanslarını henüz tasarım aşamasındayken simüle etmek üzere adımlar atıyoruz. Ayrıca, çağrı merkezi görüşmelerindeki tüketici geri bildirimlerini gelişmiş analiz yöntemleriyle inceleyerek ürün geliştirme süreçlerimizi sürekli besliyoruz. Tüketicilerimize sunduğumuz en yenilikçi uygulamalardan biri olan “my Vaillant Smart” akıllı kontrol sistemleri ise proaktif bir hizmet modeli sunuyor. Akıllı Servis Sözleşmesi kapsamında çalışan bu dijital altyapı, cihazlarda meydana gelebilecek olası arızaları uzaktan algılayarak kullanıcılardan önce tespit etmemizi ve süreçleri şeffaf, erişilebilir ve son derece konforlu bir şekilde yönetmemizi mümkün kılıyor. Bu çalışmaların üretim kalitesine, enerji verimliliğine ve müşteri memnuniyetine katkıları oldukça somuttur. Üretim süreçlerinde dijital teknolojilerin ve otomasyonun kullanılması, hata oranlarını düşürerek ürün kalitesini artırırken operasyonel süreçlerin mükemmelleşmesini sağlıyor. Enerji verimliliği tarafında ise akıllı kontrol cihazlarımız ve yoğuşma teknolojilerimiz öne çıkıyor. Akıllı oda termostatları, kombilerin sadece ihtiyaç anında devreye girmesini sağlayarak yakıt tüketimini yüzde 30’a varan oranlarda azaltıyor. Müşteri memnuniyetinde ise proaktif yaklaşımımız fark yaratıyor. Akıllı kontrol sistemlerimizle bir arıza tespit edildiğinde, kullanıcıya 60 dakika içerisinde bilgilendirme yapılıyor; uzaktan çözüm sağlanamazsa 24 saat içinde yetkili servis yönlendirilerek hızlı müdahale gerçekleştiriliyor. Sadece Vaillant ile mümkün olan bu bütünsel hizmet yapısı, ürünlerin yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir performans göstermesini güvenceye alarak tüketiciye gerçek bir ayrıcalık sunuyor.
Sektördeki teknolojik gelişmeler ve değişen müşteri beklentileri yenilik kararlarımız üzerinde doğrudan belirleyicidir. Küresel iklim değişikliği, artan enerji maliyetleri ile birlikte Yeşil Mutabakat, ERP ve Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB) gibi yasal yönetmelikler daha verimli ve çevreci çözümleri zorunlu kılıyor. Bu durum, kullanıcı beklentilerini de çevre dostu ve akıllı sistemlere doğru dönüştürüyor. Yatırım kararlarımızı alırken bu beklentileri gözeterek ürün portföyümüzü ve enerji kaynaklarımızı çeşitlendiriyor, hibrit sistemleri iklimlendirme süreçlerine dahil ediyoruz. Müşteri odaklı hizmet yaklaşımımız, çevreci üretim süreçlerimiz ve güçlü Ar-Ge altyapımızla bu dönüşümde öncü adımlar atarak çok önemli bir rol üstleniyoruz. Sektörel regülasyonların zorunlu kıldığı sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak adına, yüksek teknolojiye sahip ürün portföyümüzü sürekli geliştiriyor ve değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlıyoruz.
Hizmet ve süreçlerimizi geliştirmek amacıyla fiziki yatırımlarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Türkiye genelindeki yaygın ve yetkin yetkili servis ağımızı sürekli güçlendirirken, operasyonel altyapımızı da modernize ediyoruz. Bizim için fiziki yatırım, tüm süreçlerimizi kapsayan bir sürdürülebilirlik dönüşümünü hayata geçirmektir. Bu doğrultuda 2011 yılında başlattığımız SEEDS Projesi ile 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmaya somut katkı sağlamayı amaçlıyoruz. SEEDS Projesi kapsamında, tesislerimizde enerji ve su tüketimini azaltmanın yanı sıra, tüketilen enerjinin tümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanımını artırmak ve çevre dostu araç filoları oluşturmak gibi fiziki adımlarla, operasyonlarımızın çevresel etkilerini en aza indiriyoruz. Bu yatırımlar sayesinde hem üretim kalitemizi güvenceye alıyor hem de geleceğe daha temiz bir çevre bırakma sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz.
Türkiye’de üretim ve teknoloji yatırımlarının geleceğini yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji odaklı görüyoruz. Ülkemizin net sıfır emisyon hedefleri kapsamında, desteklenmesi hedeflenen kilit teknolojilerin başında ısı pompaları geliyor. Avrupa pazarında son beş yılda dört kat büyüyerek önemli bir pazar hacmine ulaşan ısı pompası teknolojilerinin Türkiye’de de büyük bir ivme kazanacağını öngörüyoruz. Geliştirdiğimiz ve geleneksel soğutucu akışkanlara göre yaklaşık 700 kat daha çevreci olan R290 teknolojisine sahip aroTHERM plus ısı pompalarımızla yeşil dönüşüme katkı sunuyoruz. Ayrıca, tüketicilerimizin farkındalığını artırmak üzere yayına aldığımız “Isı Pompası TV” YouTube kanalımızda yer alan “Veli Usta İki Dakikada Anlatıyor” video serisi gibi projelerle kullanıcı bilincini artırmayı ve pazarı dönüştürmeyi hedefliyoruz. İklimlendirme pazarındaki bu yeşil dönüşümde adımlar atarak geleceği şekillendirme vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.





