İSİB: Türk İklimlendirme Sektörünü Dünyaya Taşıyan Güç

Türk iklimlendirme sanayisinin küresel pazarlarda daha görünür, daha rekabetçi ve daha güçlü bir konuma ulaşması amacıyla faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB), yalnızca ihracatı destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek sektörün geleceğine yön veren bir çekim merkezi hâline gelmiş durumda. İşte, tam da bu nedenle, sektörün dönüşümünü, hedeflerini ve gelecek yolculuğunu anlamak adına; İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hakkı Şanal Beyefendi ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı röportaj ayrı bir önem taşıyor.

  1. İSİB’in kuruluşundan bu yana geçen süreçte sektörün en önemli dönüşümleri nelerdir?

İSİB, 2011 yılında kurulmuş ve 2012 yılında faaliyetlerine başlamıştır. Bugün 14 yaşında olan İSİB, bu süre zarfında Türk iklimlendirme sektörünün küresel ölçekte güçlenmesi için yoğun bir şekilde çalışmıştır.

Kurulduğu günden bu yana Türk iklimlendirme sektörü ihracat odaklı bir dönüşüm geçirmiştir. Sektörün ihracat rakamları istikrarlı biçimde artmış, dünya ticaretinden aldığı pay yükselmiştir. İthalat–ihracat dengesinde ihracatın ithalatı karşılama oranı belirgin biçimde artmış ve sektör net ihracatçı konumuna gelmiştir.

Bu süreçte İSİB, sektörün tanıtımı ve uluslararası pazarlarda konumunu güçlendirmek amacıyla 80 fuar katılımı, 47 ticaret heyeti, 47 milli katılım ve 16 alım heyeti organize ederek önemli bir rol üstlenmiştir. Ayrıca dijitalleşme, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojiler sektörün dönüşümünü şekillendiren başlıca alanlar olmuştur.

  1. Türk iklimlendirme sektörünün global pazarlardaki rekabet gücünü artırmak için İSİB hangi stratejileri uyguluyor?

İSİB olarak sektörün uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için faaliyetlerimizi çok yönlü bir stratejiyle sürdürüyoruz. Bu stratejimizin merkezinde; milli katılım organizasyonları, fuar katılımları, alım heyetleri ve ticaret heyetleri yer alıyor. Bu organizasyonlar sayesinde firmalarımız doğrudan hedef pazarlara ulaşabiliyor, yeni ticari bağlantılar kurabiliyor ve mevcut ilişkilerini güçlendirebiliyor.

Bu çalışmaların yanı sıra, hazırladığımız ithalat–ihracat verilerini içeren sektör raporları ve ülke raporları ile sektörümüzü yönlendiriyor, firmalarımıza doğru stratejik kararlar almalarında rehberlik ediyoruz. Bu raporlar hem küresel ticaretin seyrini hem de sektörümüzün rekabetçi konumunu detaylı biçimde ortaya koyuyor.

Ayrıca, diğer ihracatçı birliklerinde bulunmayan önemli bir hizmetimiz olan Dış Ticaret İstihbarat Merkezi (DTİM) ile üyelerimize özel danışmanlık sağlıyoruz. Bu merkez, ihracatçı birlikleri arasında ilk kez İSİB bünyesinde kurulmuş ve o günden bu yana istikrarlı biçimde faaliyetlerini sürdürüyor. DTİM aracılığıyla firmalarımıza hedef müşteri, pazar ve rekabet analizleri sunarak nokta atışı ihracat fırsatlarına ulaşmalarını sağlıyoruz.

Bütün bu çalışmalarımızın yanı sıra, Ürün Arama Motoru projemizle üyelerimizin ürünlerini uluslararası alıcılara tanıtıyor; ayrıca yurt dışı sponsorluk faaliyetleri ve dijital tanıtım çalışmalarıyla, Türk iklimlendirme sektörünün küresel ölçekte görünürlüğünü artırıyoruz.

Bununla birlikte, kurumsal kimlik çalışmaları anlamında da öncü bir birlik ve sektör olduğumuza inanıyoruz. Marka algısı oluşturmanın önemini biliyor, ihracatçılarımızın bu yöndeki beklentilerini dinliyor ve yanıt veriyoruz. Sektör olarak kurumsal iletişim stratejisine sahip bir birlik olmanın gerekliliğiyle hareket ediyoruz. Bu doğrultuda yıllara dayanan çalışmalarımız ve yazılı strateji belgelerimizle geleceğe yön veriyor; vizyonumuzu adım adım, planlı bir şekilde hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda sosyal medya kullanımına da büyük önem veriyor, sektörel iletişimi güçlendiren bir araç olarak etkin biçimde kullanıyoruz.

  1. İSİB’in ihracat odaklı projelerinden en öncelikli gördüğünüz uygulamalar hangileridir?

Her bir aktivitemiz, her bir çalışmamız başka bir önemli noktaya hizmet ediyor. Hepsi birbirini tamamlayan ve aynı hedefe yönelen bir bütünün parçaları. Ancak ihracat odaklı projelerimiz arasında bazı çalışmalarımızın sektöre doğrudan ve ölçülebilir katkı sağladığını özellikle vurgulamak isterim.

Bunların başında Dış Ticaret İstihbarat Merkezi (DTİM) geliyor. Bu merkez aracılığıyla üyelerimize hedef müşteri danışmanlığı, pazar analizleri ve konşimento bazlı ihracat analizleri sunuyoruz. Firmalarımıza özel danışmanlık sağlayarak onların nokta atışı stratejiler geliştirmesine ve doğru müşteriye ulaşmasına yardımcı oluyoruz.

Bir diğer önemli çalışmamız, üyelerimizin ürünlerini uluslararası pazarlarda görünür kılmayı hedefleyen Ürün Arama Platformu. Bu dijital platform sayesinde Türk iklimlendirme sektörünün tüm alt segmentleri, ürünleriyle birlikte küresel alıcılara kolayca ulaşabiliyor.

Özellikle MCE Milano ve ISH Frankfurt gibi dünyanın en prestijli fuarlarında Türk markalarının toplu görünürlüğünü sağlayarak sektörümüzün global ölçekteki itibarını güçlendiriyoruz. Ayrıca milli katılım fuarları da ihracat odaklı faaliyetlerimiz arasında büyük bir yer tutuyor.

Kısacası, tüm bu projelerimiz birbirini destekleyen bir yapı içinde, Türk iklimlendirme sektörünün ihracatta sürdürülebilir büyüme ve güçlü bir marka kimliği kazanması hedefiyle yürütülüyor.

  1. Yurt dışı fuar ve ticaret heyetleri organizasyonlarının sektöre katkısı hakkında ne söyleyebilirsiniz?

İSİB olarak, yurt dışı fuar katılımları ve ticaret heyetleri organizasyonlarını sektörümüzün gelişimi açısından son derece stratejik faaliyetler olarak görüyoruz. 2024–2026 döneminde 80 fuar katılımı, 47 ticaret heyeti, 47 milli katılım ve 16 alım heyeti organize ettik ve hala büyük bir azimle devam ediyoruz. Bu faaliyetlere büyük önem veriyoruz; çünkü her biri sektörümüzün küresel rekabet gücünü doğrudan besleyen, firmalarımızın uluslararası pazarlarda kalıcı yer edinmesini sağlayan çalışmalardır.

Millî katılım organizasyonlarında firmalarımıza anahtar teslim stant alanları sunuyoruz. Böylece firmalarımız, sadece ürün ve marka tanıtımına odaklanarak prestijli uluslararası fuarlarda güçlü bir şekilde yer alabiliyor. Ticaret heyetleri ile ise firmalarımıza, bireysel olarak organize etmekte zorlanabilecekleri fiyat aralıklarında ve uzak coğrafyalarda da yeni pazar kapıları açıyoruz. Bu sayede firmalarımız, İSİB çatısı altında daha güvenli, organize ve verimli biçimde ihracat potansiyellerini artırabiliyor.

Özellikle alım heyetleri faaliyetlerimizi çok değerli buluyoruz. Bu organizasyonlar sayesinde yurt dışındaki potansiyel alıcıları ülkemize davet ederek, üyelerimizin kendi ülkelerinde birebir iş görüşmeleri yapmalarını sağlıyoruz. Bu model, firmalarımızın ihracat bağlantılarını güçlendirmenin yanı sıra, ürünlerini ve üretim kapasitelerini yerinde tanıtabilmelerine de imkân veriyor. Dolayısıyla alım heyetleri hem yeni ticari ilişkilerin kurulmasında hem de uzun vadeli iş ortaklıklarının temelinin atılmasında en etkili araçlarımızdan biri.

Bu organizasyonlar firmalarımıza yalnızca ticaret fırsatları sunmakla kalmıyor; aynı zamanda rakiplerini, sektörel trendleri ve teknolojik gelişmeleri yakından izleme olanağı da sağlıyor. Böylece katılımcılarımız sadece ihracat hacmini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel ölçekte rekabet bilincini ve vizyonunu da güçlendiriyor.

  1. İSİB’in Türkiye’deki iklimlendirme sektörünü temsil ederken karşılaştığı en büyük zorluklar nelerdir?

İklimlendirme sektörü; ısıtma, soğutma, havalandırma ve klima gibi birçok alt bileşenden oluştuğu için her alanın farklı öncelikleri bulunuyor. Bu durum, zaman zaman ortak politika ve strateji üretmeyi zorlaştırıyor. Biz İSİB olarak tüm alt sektörleri dengeli biçimde temsil etmeye ve farklı dinamikleri ortak hedeflerde buluşturmaya özen gösteriyoruz.

Bunun yanı sıra, küresel rekabette enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim standartlarına uyum önemli bir maliyet unsuru oluşturuyor. Ayrıca bazı hedef pazarlarda karşılaşılan ticari engeller, sertifikasyon süreçleri ve yüksek lojistik maliyetler de sektörün rekabet gücünü sınırlandırabiliyor. Tüm bu zorluklara rağmen, İSİB olarak sektörün ortak sesi olmayı ve bu engelleri fırsata dönüştürecek çözümler geliştirmeyi sürdürüyoruz.

  1. Eğitim programlarının ihracat hedeflerine etkisi nasıl değerlendiriliyor?

Eğitim programlarımızın ihracat hedeflerimize doğrudan katkı sağladığını söyleyebiliriz. Birliğimizin YouTube kanalında devlet yardımları, Turquality programı, ihracat süreçleri gibi konularda ihracatçılarımızı bilgilendirici eğitim videoları hazırlayarak paylaşıyoruz. Bunun yanı sıra, ihracatçılarımızdan gelen öneriler doğrultusunda çevrimiçi ve yüz yüze eğitimler düzenliyor, düzenli aralıklarla üyelerimizin merak ettikleri ve talep ettikleri konuları derleyerek eğitim programlarımızı buna göre şekillendiriyoruz.

Özellikle birliğimiz bünyesinde dış ticaret istihbarat hizmeti sunulması, bu alandaki çalışmalar ve eğitimleri daha da önemli hale getiriyor. Üye firmalarımızın bu kapsamda eğitilmesinin; yeni pazarlar bulmaları, potansiyel müşterilere ulaşmaları, ilgili ülkelerdeki ticaret müşavirleri aracılığıyla bilgi almaları, devlet destekleri ve ihracat süreçleri hakkında bilinçlenmeleri açısından son derece değerli olduğuna inanıyoruz.

  1. İSİB’in vizyonu çerçevesinde, global iklimlendirme sektöründe “anlamlı ve kapsamlı iş ortağı” olma hedefi nasıl gerçekleşiyor?

İSİB olarak vizyonumuz, global iklimlendirme sektöründe Türk firmalarını yalnızca tedarikçi olarak değil, “anlamlı ve kapsamlı iş ortağı” olarak konumlandırmaktır. Bu hedef doğrultusunda sadece ihracatı desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda kurumsal iletişim ve tanıtım faaliyetlerine büyük önem veriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz her etkinlik ve proje, Türk iklimlendirme sektörünün uluslararası alanda görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor. Bizim sloganımız da bunu özetliyor: “Turkish HVAC-R, where your inclusive partners are.”

  1. Önümüzdeki dönemde İSİB’in üyelerine ve sektöre kazandırmayı planladığı öncelikli projeler nelerdir?

Önümüzdeki dönemde İSİB olarak üyelerimize ve sektöre katma değer sağlayacak bir dizi öncelikli proje hayata geçirmeyi planlıyoruz. 2026 döneminde özellikle yeni pazar hedefli ticaret heyetleri düzenlemeyi hedefliyoruz. Her yılın sonunda önümüzdeki yılın faaliyet listesini üyelerimizle paylaşıyoruz. Üyelerimiz de Birliğimizin önderliğinde gerçekleştirilecek faaliyetlere göre kendi takvimlerini oluşturuyorlar. Bunun yanı sıra, C&R Madrid, MCE ve ISH gibi önemli fuarlara katılım göstererek sektörün uluslararası görünürlüğünü güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Dijital ortamda yürütülen sektörel tanıtım faaliyetlerimizi güçlendirmek ve veri tabanlı ihracat destek hizmetlerini güçlendirmek de önceliklerimiz arasında yer alıyor.

  1. İSİB olarak Türkiye iklimlendirme sektörünün uluslararası bilinirliğini artırmak için hangi somut adımlar atmayı planlıyorsunuz?

İSİB olarak Türkiye iklimlendirme sektörünün uluslararası bilinirliğini artırmak için bir dizi somut adım atmayı planlıyoruz. Öncelikle; ISH Frankfurt ve MCE Milano gibi global fuarlarda sektörümüzün görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Likedln ve diğer dijital mecralarda sektörel tanıtım videoları hazırlayarak, ürünlerimizin ve çözümlerimizin uluslararası alanda daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacağız. Ürün Arama Motorumuzu genişletmek, hedef ülke pazarlarında pazarlama kampanyaları yürütmek de planlarımız arasında. Tüm bu çalışmalar, uluslararası medya iş birlikleriyle birlikte “Turkish HVAC-R” markasının güçlendirilmesine katkı sağlayacak.

 

 

Önceki İçerikLowara, Dursunköy Yenişehir Evleri’nde
Sonraki İçerikRUSH: Sıcak Su Sistemlerinde Güvenin Yeni Adresi