Teksan Isı & Doğalgaz Mühendislik Şirket Ortağı Halil Ersan ile gerçekleştirdiğimiz kapsamlı görüşmede, firmanın 1982 yılından bu yana geçirdiği dönüşüm süreci, ürün gamındaki yenilikler, üretim teknolojileri ve ihracat hedefleri üzerine kapsamlı bilgiler edindik. Enerji ve ısıtma sistemleri alanında hem yerli hem de uluslararası pazarda güçlü bir konuma sahip olan Teksan’ın sektöre dair yaklaşımını ve geleceğe yönelik stratejilerini birinci elden dinleme fırsatı bulduk.
Teksan Isı & Doğalgaz Mühendislik’in kuruluş hikâyesinden bahseder misiniz? Şirket 1982’de hangi vizyonla kuruldu?
Teksan Isı & Doğalgaz Mühendislik, 1982 yılında Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde, ülkemizdeki enerji ve ısıtma sistemleri ihtiyacına yenilikçi çözümler sunmak amacıyla kuruldu. O yıllarda Türkiye’de henüz güneş enerjisi sistemleri ve termosifon üretimi yeni gelişmekteydi. Teksan, bu alanda öncü bir rol üstlenerek hem yerli üretimi güçlendirmeyi hem de kaliteli ve güvenilir ürünleri tüketiciyle buluşturmayı hedefledi.
Kuruluş vizyonumuz yalnızca üretim yapmak değil; müşterinin hayatına değer katacak, uzun ömürlü ve sürdürülebilir çözümler üretmek üzerine inşa edildi. Bu bakış açısıyla kısa sürede güvenilirlik ve kaliteyle anılan bir marka olduk. Teksan, küçük bir atölyeden başlayıp bugün modern makine parkuruna sahip, yurt içi ve yurt dışında tercih edilen güçlü bir firma haline dönüşümün öyküsüdür.
Güneş enerjisi sistemleri, termosifon ve boyler üretiminin ardından mekanik separatör üretimine yönelmeniz nasıl bir stratejik karardı?
İlk üretim adımlarımızı güneş enerjisi sistemleri, termosifon ve boyler üzerine attık. Ancak sektörün gelişmesiyle birlikte müşterilerin ihtiyaçları da çeşitlendi. Biz de “yenilikçi üretim” ilkemizi sürdürerek ürün gamımızı genişletme kararı aldık. Bu kapsamda hidrolik separatör, manyetik filtre, bag filtre, nötralizasyon tankı, akümülasyon tankı ve paslanmaz manyetik filtre gibi ürünler üretmeye başladık.
Bu stratejik dönüşüm, Teksan’ın yalnızca ısıtma sistemlerinde değil, komple çözümler sunan bir marka olmasını sağladı. Ayrıca mekanik separatör ve filtre sistemleri, tesisatlarda enerji verimliliğini artırmak ve cihazların ömrünü uzatmak açısından kritik bir rol oynuyor. Biz de bu alanda yüksek kalite standartlarıyla üretim yaparak, sektörde fark oluşturduk. Kısacası, ürün çeşitliliğimizi artırmak yalnızca ticari bir hamle değil, aynı zamanda müşteriye daha kapsamlı bir hizmet sunma anlayışımızın bir parçasıdır.
“Müşterinin sesine kulak veriyoruz”
Teksan olarak ürün gamınızı genişletirken en çok hangi müşteri ihtiyaçlarına odaklandınız?
Teksan olarak ürün gamımızı genişletirken her zaman “müşterinin sesine kulak veren” bir anlayış benimsedik. Isıtma ve enerji sistemlerinde tüketicilerin en büyük beklentisi; güvenilir, dayanıklı, enerji verimliliği yüksek ve kolay kullanılabilir ürünlerdir. Biz de üretim stratejimizi bu beklentilere göre şekillendirdik.
Örneğin, termosifon ve boyler üretiminde kullanıcıların öncelikli ihtiyacı uzun ömürlü, düşük enerji tüketimine sahip ve güvenlik standartlarına uygun ürünlerdi. Daha sonra mekanik separatör, filtre ve tank gibi ürünlere yönelmemizin arkasında ise tesisatlarda daha verimli, daha temiz ve sorunsuz işleyen bir sistem ihtiyacı yatıyordu. Çünkü müşterilerimiz sadece cihaz değil, aynı zamanda bütüncül bir çözüm arıyorlardı.
Bugün Teksan, geniş ürün yelpazesiyle hem bireysel kullanıcıların hem de büyük ölçekli projelerin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Kısacası, müşteri odaklı üretim anlayışımız bizi ürün çeşitliliğinde sürekli gelişime yönlendirdi.
Sektörün önde gelen markalarının distribütörlüğünü yapmanız, şirketinizin ürün çeşitliliğini nasıl artırdı ve müşterilere nasıl fayda sağladı?
Distribütörlük faaliyetlerimiz, Teksan’ın sadece üretim yapan bir firma olmanın ötesine geçmesini sağladı. Sektörün önde gelen markalarıyla iş birliği yaparak, müşterilerimize hem kendi üretimimiz olan ürünleri hem de dünyaca bilinen markaların çözümlerini sunuyoruz.
Bu durum, müşterilere önemli bir avantaj kazandırıyor. Çünkü tek bir noktadan hem yerli üretim kalitesiyle Teksan ürünlerini, hem de global standartlarda ürünleri temin etme imkânı buluyorlar. Ayrıca bu çeşitlilik, müşterilerin farklı bütçe ve ihtiyaçlarına uygun esnek çözümler sunmamıza yardımcı oluyor.
Bunun yanı sıra distribütörlük, sektörün en güncel teknolojilerini yakından takip etmemizi ve kendi üretim sürecimize yenilikçi unsurlar eklememizi de sağlıyor. Yani distribütörlük faaliyetlerimiz hem ürün çeşitliliğimizi zenginleştiriyor hem de müşteri memnuniyetini artırıyor.
“En büyük gücümüz; modern makine parkuruna sahip tesisimiz”
Üretim tesisinizdeki modern makine parkurunun üretim kapasitenize etkisi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Teksan’ın bugün geldiği noktada en büyük gücümüz, modern makine parkuruna sahip üretim tesisimizdir. Teknolojiyi sürekli yenileyen ve gelişmeleri yakından takip eden bir firma olarak, üretim süreçlerimizde robot teknolojisini ve otomasyon sistemlerini yoğun biçimde kullanıyoruz.
Modern makineler sayesinde hem üretim hızımız hem de kalite standartlarımız önemli ölçüde arttı. İnsan hatasını minimuma indiren bu sistemler, her ürünün aynı yüksek standartlarda üretilmesini mümkün kılıyor. Ayrıca kapasitemizi artırarak hem yurt içi hem de yurt dışındaki taleplere zamanında yanıt verebilmemizi sağlıyor.
Bugün tesisimizdeki teknoloji sayesinde, farklı ürün gruplarını aynı anda yüksek verimlilikle üretebiliyoruz. Bu da bizi sadece yerli pazarda değil, uluslararası pazarda da rekabetçi bir oyuncu haline getiriyor.
Sürdürülebilirlik ve çevreye duyarlılık konusunda şirketinizin hedefleri nelerdir? Hangi çevre dostu uygulamaları benimsemektesiniz?
Teksan olarak çevre duyarlılığı ve sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir zorunluluk değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biridir. Üretim süreçlerimizde enerji verimliliğine, geri dönüşüm uygulamalarına ve çevreye minimum zarar veren yöntemlere öncelik veriyoruz.
Örneğin, filtre ve separatör sistemlerimiz, tesisatlarda enerji kayıplarını en aza indirerek hem kullanıcıya tasarruf sağlıyor hem de karbon ayak izi, su ayak izi ve yalın üretim belgelerine sahip üretim yapmaktayız. Ayrıca üretim sürecinde atık yönetimi ve malzeme geri kazanımı konularında da bilinçli adımlar atıyoruz.
Gelecek hedeflerimiz arasında yenilenebilir enerjiye dayalı sistemlerin üretimini artırmak ve çevre dostu teknolojileri daha fazla ürünümüzde kullanmak var. Kısacası Teksan, “bugünün ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, geleceğin dünyasına da katkı sunmayı” ilke edinmiştir.
Teksan olarak uluslararası pazara açılma hedeflerinizden bahseder misiniz? Bu süreçte karşılaştığınız en büyük fırsatlar ve zorluklar nelerdi?
Uluslararası pazara açılmak Teksan’ın uzun vadeli stratejik hedeflerinden biriydi ve bu konuda önemli adımlar attık. Bugün ürünlerimiz yalnızca Türkiye’de değil, birçok ülkede de tercih ediliyor.
Bu süreçte en büyük fırsat, Türk mühendisliğinin ve yerli üretim kalitesinin dünyada giderek daha fazla ilgi görmesiydi. Özellikle enerji verimliliği ve dayanıklılık konusunda Teksan ürünleri, global pazarda güçlü bir alternatif oluşturdu.
Elbette zorluklar da vardı. Uluslararası standartlara uyum sağlamak, lojistik süreçleri yönetmek ve farklı ülkelerdeki regülasyonlara uygun üretim yapmak büyük bir çaba gerektiriyor. Ancak modern üretim tesisimiz ve yenilikçi anlayışımız sayesinde bu zorlukların üstesinden geldik. Bugün Teksan, yurt dışı pazarlarda da kalitesiyle tanınan bir marka olma yolunda hızla ilerliyor.
Ar-Ge çalışmalarınızda en çok hangi alanlara odaklanıyorsunuz?
Ar-Ge, Teksan’ın en çok önem verdiği konulardan biridir. Çünkü biz biliyoruz ki, sürdürülebilir başarı yalnızca mevcut ürünleri korumakla değil, sürekli yenilik geliştirmekle mümkündür.
Ar-Ge çalışmalarımızda en çok enerji verimliliği, malzeme dayanıklılığı, çevre dostu çözümler ve otomasyon teknolojileri üzerine odaklanıyoruz. Filtre ve separatör sistemlerimizin daha yüksek performans sunması, tanklarımızın daha uzun ömürlü olması ve kullanıcıya maksimum tasarruf sağlaması için sürekli araştırmalar yapıyoruz.
Ayrıca, dijitalleşen dünyada akıllı kontrol sistemlerini ürünlerimize entegre etme konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Böylece müşterilerimizin tesisatlarını daha kolay takip edebileceği, daha verimli yönetebileceği çözümler sunmayı hedefliyoruz.
Son olarak, Teksan’ın geleceğe dair vizyonunu bizimle paylaşır mısınız?
Teksan’ın geleceğe dair vizyonu; sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılayan değil, yarının beklentilerini de öngören bir firma olmaktır. Önümüzdeki yıllarda ürün çeşitliliğimizi daha da artırmayı, yenilenebilir enerjiye dayalı sistemlerde daha güçlü bir oyuncu olmayı ve uluslararası pazarda marka bilinirliğimizi yükseltmeyi hedefliyoruz.
Ayrıca dijitalleşme ve akıllı teknolojilerin sektörde daha fazla yer bulacağını biliyoruz. Biz de bu dönüşüme şimdiden hazırlanarak, robot teknolojisiyle desteklenen üretim hattımızı daha da geliştirmeyi planlıyoruz.
En büyük amacımız ise her zaman aynı: müşterilerimize en iyi ve en kaliteli ürünleri sunmak, Türkiye’yi global pazarda gururla temsil etmek. Bu vizyonla, Teksan’ın yolculuğu yenilik, kalite ve güven ilkeleriyle devam edecek. Firmamızın üretimini yapmış olduğu, ürünlerin üretim kalite belgesi olarak tamını kapsayan TSE – CE – İSO 9001– İSO 14001 – İSO 18001 – İSO 45001 kalite belgelerine sahip. Bundan sonraki süreçte de en iyi ve kaliteli ürünleri üretmeye devam edeceğiz.






