Muammer AKGÜN

MMO İstanbul Şubesi
Kazan ve Basınçlı Kaplar Komisyon Başkanı
 

 

“Karbon salınımının azaltılmasına yönelik çalışmalar baca sektörünün geleceğini belirleyecektir”

Ülkemizde baca sektörü, gaz sektörünün yönlendirmesi ile bir noktaya gelse bile halen istenilen noktaya gelememiştir ve diğer yakıtları da dikkate aldığımızda belirgin bir noktaya gelemeyecektir. Sektörde üretim yapan firmaların profiline baktığınızda 2020 yılından beri montaj ve kontrol konusunda belge zorunluluğu olan sektörde belgeli çalışılan kişi sayısının yetersizliğine karşın uygulamada ihtiyacı karşılıyor görüntüsünün varlığı söz konusudur. Ayrıca iç cidarda kullanılan 316L paslanmaz sac konusu ise başlı başına bir problem olmaya devam etmektedir. Bu kapsamda ithal edilen ve sektörün kullandığı kalınlıklardaki 316L paslanmaz sac miktarı ile uygulama yapılan baca sayısı arasında analiz yapılmasında fayda olacaktır. Bununla birlikte 01/01/2024 tarihinden itibaren Avrupa’da yapılacak yeni konutlarda fosil yakıt yakılması söz konusu olamadığı için Avrupa’ya baca ve yan ürünlerinin ihracat konusu da bu yıldan itibaren kademeli bir şekilde azalma olacaktır.  Sektörün EN 1856-1 konusunda yatırım yapmasının önünün kapanacağı ve bununda domestik baca konusunda yaklaşık on yıllık bir süreçte mutlak sona varılması beklenmektedir.

Sektörün son yıllarda sadece gaz sektöründeki uygulamalarda bir gelişmesi söz konusu iken diğer yakıtların yakıldığı sektörlerde gelişme yok denebilecek düzeydedir. Baca sektörü 2008 yılından beri ürettiği ürünlere CE işaretlemesi yapmak zorunda olmasına rağmen sadece gaz sektöründe bunun takibi yapılmaktadır. Ayrıca, son yıllarda gaz sektöründeki bir gelişme de gaz sektöründe başa çıkamadıkları baca konusunda sürece akredite baca kontrol firmalarını araya koyarak baca kaynaklı risklerini azaltmak adına bir taşeron uygulamaya girdiler. Bugüne kadar ki süreçte riskleri paylaşmaya devam ediyorlar.

Karbon emisyonlarının azaltılması yönünde yapılan çalışmalar sonucu dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması öncelikli hale gelmesi özellikle konutlarda fosil yakıtların kullanımını en aza indirilmesini neden olacaktır. Bu da konutlarda ısıtma amaçlı fosil yakıt kullanmak yerine güneş enerjisi ile ısı pompası kullanımını gündeme getirecektir. Bu da baca sektörünün domestik uygulamalarında önümüzdeki 10 yıllık süreçte mutlak sona varılması beklenmektedir. Özellikle artan elektrik ihtiyacı için endüstriyel uygulamalarda doğalgaz ile birlikte hidrojenin belirli bir oranda karıştırılmasıyla duman gazı emisyonlarının düşürülmesi sonucu daha yüksek kapasiteli güç üretiminin önü de açılacaktır. Endüstriyel uygulamalardaki baca sektöründe hem kapasite artımı hem de elektrik enerji ihtiyacının atması nedeniyle beklenen bir kapasite artışı söz konusudur.

Mevcut sürecin sürdürülebilirliği için;

  • Sektördeki üretim, montaj ve kontrol uygulamalarında belgeli personel sayısını artırılması,
  • Sektörde üretim yapan baca firmalarının belirli aralıklarla denetlenmesi ve yetkinliği olmayan veya yetersiz üretici firmaların belgelerinin askıya alınması ya da iptali,
  • Akredite kontrol firmaların belirli aralıklarla denetlenmesi ve yetkinliği olmayan veya yetersiz kontrol firmalarının belgelerinin askıya alınması ya da iptali önemlidir.

Karbon salınımının azaltılmasına yönelik çalışmaların dünyadaki ve ülkemizdeki uygulamalarının sonuçları, baca sektörünün geleceği belirlemesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle önümüzdeki yıllar sektörün geleceğini belirleyecektir.

Sektör ileriye yönelik olarak endüstriyel baca uygulamalarındaki artma potansiyeli ile birlikte domestik uygulamaların sona doğru yolculuğu küçük kapasiteli domestik baca üreticilerin sektörden çekilmesine ve mühendislik kadrosu ile alt yapısını buna göre düzenleyen endüstriyel baca üretecek firmalar için önümüzdeki yıllar bir fırsat niteliğindedir.

Karbon ayak izi, karbon salınımlarının azaltılması çalışmaları ve uluslararası anlaşmalara atılan imzaların getireceği yükümlülükler sonucunda domestik bacaların belli bir süre sonra ortadan kalkacak olması sektör için belirleyici olacaktır. Domestik baca uygulamalarında, Avrupa’da 2024 yılı ve sonrasındaki yıllarda yeni yapılan konutlarda fosil yakıt yakılmasını yasaklaması ve mevcut binalarında bu sürece 2030 ile 2035 yılları arasında kademeli olarak geçiş yapılarak ön görülen karbondioksit salınımınının azaltılmasına yönelik uygulamalara uyulması beklenmektedir.

Sektörde domestik uygulama sonrası, beraberinde dünya genelinde elektrik ihtiyacının her geçen gün artması endüstriyel uygulamaların potansiyelinin artmasına, bu da sektörün mühendis ihtiyacının artmasını neden olacaktır. Özellikle 1 MW ve üzerindeki güçlerde sektörün proje bazlı çalışmasının zorunluluğu, sektörü bu yönde gelişme zorunda kalacaktır. Mühendislik kadrosu ile alt yapısını buna göre düzenleyen endüstriyel baca üretecek firmalar için önümüzdeki yıllar bir fırsat iken uyum sağlamayan firmaların yerini sektörde yabancı firmalarca ele geçirmesi gibi bir durum söz konusu olabilir.

Önceki İçerik“Global pazarda daha da büyüyeceğiz”
Sonraki İçerik‘’Küresel rekabetin öncüsü olma hedefindeyiz”