Uğur BAYÜLGEN
Form MHI Klima Sistemleri
VRF Sistemler Genel Müdür Yardımcısı
Bizi en çok öne çıkaran unsur, Mitsubishi Heavy Industries’in (MHI) köklü Japon mühendislik tecrübesini Form Şirketler Grubu’nun 1965’ten bu yana süregelen yerel pazar hakimiyetiyle birleştirmemiz. Teknolojik olarak baktığımızda; soğuk havalarda dış ünite buz çözme (defrost) modunda dahi iç mekandaki konfor kaybını minimize eden “Sürekli Isıtma” (Continuous Heating) teknolojimiz çok büyük bir fark oluşturuyor. Ayrıca, oteller gibi büyük projelerde atık ısıyı değerlendirerek aynı anda ısıtma ve soğutma yapabilen Heat Recovery sistemlerimiz ve hava akımından kaynaklı soğuk çarpması gibi rahatsızlıkları önleyen Draft Panel özellikli iç ünitelerimiz her kullanıcının kendi ideal sıcaklığını bağımsızca belirleyebilmesine imkân tanıyor.
Sistemlerimiz son derece esnek bir yapıda olduğu için konutlardan devasa komplekslere kadar her ölçekte çözüm sunabiliyoruz. Örneğin, turizm segmentinde Muğla Green Nature Sarıgerme projesinde 131 dış ünite ve 1.000’i aşkın iç üniteyle büyük bir Heat Recovery sistemi kurarak odalarda eş zamanlı ısıtma ve soğutma konforu sağladık. Kamu binaları ve ofislerde Antalya Adalet Sarayı ile TSE Ankara Temelli Kampüsü gibi yüksek kapasiteli projelerde homojen ve verimli iklimlendirmeyi VRF sistemlerimizle üstlendik. Konut projelerinde ise İstanbul Kent Etiler, Ataşehir Modern ve Antalya’daki TR Invest Sun City projelerinde yine VRF ve multi split çözümlerimizle yer alıyoruz.
Ürünlerimizde kullandığımız gelişmiş inverter yapısı ve R32 gibi çevre dostu yeni nesil akışkanlar, kompresörün tam olarak ihtiyaç duyulan kapasitede çalışmasını sağlayarak sıcaklık dalgalanmalarını ve gereksiz enerji tüketimini önlüyor. Özellikle Heat Recovery sistemlerimiz, binanın güneş alan bir cephesinde soğutma yaparken açığa çıkan atık ısıyı alıp, gölgede kalan cepheyi ısıtmak için kullanıyor. Bu teknolojimiz, işletme maliyetlerinde geleneksel sistemlere göre dramatik bir düşüş sağlıyor.
Isı pompası sistemlerinde en büyük endişe, kışın dış ünitenin donması ve buzu çözmek için cihazın geçici olarak ısıtmayı durdurmasıdır. Ancak bizim MHI sistemlerimizde yer alan “Sürekli Isıtma” özelliği sayesinde cihaz defrost moduna geçse dahi iç ortamdaki ısıtma performansı kesintiye uğramaz. Bu teknolojimizi, kışların son derece sert geçtiği Eskişehir Ticaret Odası projemizde de başarıyla uyguladık. Sistemimiz en düşük dış ortam sıcaklıklarında dahi konforlu ve istikrarlı bir iç mekân sıcaklığı sunuyor.
Aslında VRF dış ünitelerinin kendisi birer havadan havaya ısı pompasıdır. Büyük ve karmaşık projelerde VRF sistemlerini DX bataryalı klima santralleriyle (havalandırma için) rahatlıkla entegre edebiliyoruz. Örneğin, DSİ Balıkesir Bölge Müdürlüğü ve Green Nature Sarıgerme projelerimizde Heat Pump (HP), Heat Recovery (HR) ve DX üniteleri bir arada kullanarak projenin hem bağımsız iklimlendirme hem de taze hava ihtiyaçlarını entegre bir biçimde tek merkezden çözdük.
Nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı kontrol donanımları günümüzde ürünlerimizin ayrılmaz bir parçası. Bizde bu teknolojiyi sistemlerimize entegre ederek, bireysel kullanıcılarda akıllı telefonlar üzerinden mobil uygulamalarla esnek kontrol imkânı sunuyoruz. Ticari projelerde ise sistemlerimiz KNX, BACnet, LonWorks gibi protokoller üzerinden Bina Yönetim Sistemlerine (BMS) tam uyumlu olarak çalışıyor. Böylece tüm binanın iklimlendirme haritası tek bir bilgisayar ekranından veya bulut sisteminden yönetilebiliyor.
En büyük avantajı, yerel karbon emisyonu yaratmaması ve ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyunu “hepsi bir arada” donanımıyla sunabilmesidir. Ayrıca ısı pompaları harcadıkları 1 birim elektrik enerjisine karşılık, doğadan aldıkları ücretsiz enerjiyle 4 ila 5 birim ısı enerjisi üretirler (Yüksek COP). Elektriğin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesiyle birlikte doğalgaz gibi fosil yakıtlara kıyasla tamamen karbon nötr bir yaşam sağlarlar.
Türkiye pazarı son yıllarda çok dinamik bir büyüme içerisinde. Artan enerji verimliliği bilinciyle, 2025 yılında ısı pompası pazarında %100 gibi tarihi bir büyüme yaşandı. Tüketiciler artık split ve VRF sistemlerinin sadece soğutucu değil, işlevsel ve tasarruflu birer “ısıtıcı” olduğunun farkında. Türkiye’nin 2053 ve Mitsubishi Heavy Industries’in küresel “2040 Net Sıfır” hedefleri doğrultusunda, çevre dostu bu sistemlere olan talebin katlanarak artmaya devam edeceğini öngörüyoruz.
Kullanıcıların temel motivasyonu maliyeti düşürmek ve konforu artırmak. Son tüketiciler evlerinde veya iş yerlerinde ayrı ayrı kazan, petek, şofben ve klima kargaşası görmek istemiyor. Tek bir sistemle 365 gün iklimlendirme konforu yaşamak daha avantajlı hale geliyor. Buna MHI’ın sunduğu “Draft Panel” teknolojisi gibi hava akımını direkt insan üzerine vermeyen yenilikçi çözümler ve sessiz çalışma özellikleri eklenince yönelim hızlanıyor.
Avrupa’da ısı pompası kurulumlarında son kullanıcıya yönelik doğrudan devlet hibeleri ve vergi indirimleri uygulanıyor. Bu durum, pazarın ana itici gücü durumunda. Türkiye’de de yeşil krediler, KOSGEB enerji verimliliği destekleri gibi mekanizmalar mevcut ancak potansiyelin tamamını açığa çıkarmak için son tüketiciye yansıyan, cihaz alımlarında KDV indirimi uygulanması gibi daha doğrudan teşviklerin gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca Binalarda Enerji Performansı (BEP) ve TS 825 standartlarındaki güncellemeler, yeni yapılarda yenilenebilir enerji kaynaklarını mecbur kıldığı için sektörümüz bu politikalardan pozitif etkileniyor.
Kısa vadede fosil yakıtlı ısıtıcıların tamamen yasaklandığı, elektrifikasyona dayalı bir döneme gireceğiz. Teknolojik anlamda düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip R32 ve doğal akışkanların pazarın tamamını domine edeceğini söyleyebiliriz. Uzun vadede ise yapay zekâ (AI) ve IoT entegrasyonu sayesinde cihazların dış hava durumunu, binadaki insan sayısını ve geçmiş alışkanlıkları öğrenerek hiçbir müdahale gerektirmeden tam otonom çalıştığı iklimlendirme çağını yaşayacağız. Form MHI Klima Sistemleri olarak, bu vizyonun Türkiye’deki öncülerinden olmaya devam edeceğiz.





