“36 yıllık geçmişimize, sektörümüzü ileriye taşıyan 37 Ar-Ge projesi sığdırdık”

 

Nuriye GÜMRÜKCÜLER

İmbat Genel Müdürü

İmbat olarak, 1991 yılında başladığımız yolculukta stratejilerimizi kısa vadeli hızlı büyümeler yerine, 100 yıl hedefimizle uyumlu, uzun vadeli ve istikrarlı bir gelişim üzerine kuruyoruz. Bu vizyonun temel taşlarını ise Ar-Ge, teknolojik dönüşüm ve fiziki yatırımlar oluşturuyor. Bilgi, teknoloji ve inovasyonu bir araya getiren yönetim anlayışımızla hem yurt içinde hem de yurt dışında standartları yükseltmeyi amaçlıyoruz. Küresel pazardaki rekabet gücümüzü artırmanın yolu, bilimsel temelli büyümeyi stratejik bir yatırım olarak konumlandırmaktan geçiyor. Bu doğrultuda üniversite-sanayi iş birliklerini ve TÜBİTAK, Avrupa Birliği destekli projeleri işimizin merkezine alarak geleceğin ihtiyaçlarına bugünden yanıt veriyoruz.

Ar-Ge merkezimizin yoğun çalışmaları sonucunda, en yeni Avrupa enerji verimliliği (ESPR+) gerekliliklerini de aşan yeni nesil Perseus Rooftop (Paket İklimlendirme Ünitesi) serisini pazara sunduk. Eurovent sertifikasına sahip olan bu serimiz, düşük küresel ısınma potansiyelli R-454 B çevre dostu soğutucu akışkanıyla çalışıyor. Özgün tasarımı sayesinde %100 taze hava ile geniş bir çalışma zarfında görev yapabilen, modüler yapıya sahip tasarımı, çok yönlü fonksiyonu ile projeler için avantajlı çözümler sunan bu yeni seri Perseus Paket Klima Ünitesi, küresel yeşil dönüşüm hedefleriyle tam bir uyum sergiliyor. Donanımın yanı sıra firmamız tarafından geliştirilen özel yazılımıyla; genişletilmiş bakım menüleri, akıllı ve verimli kompresör kademe yönetimi, ısı geri kazanım alternatifleri, Hepa filtre çözümleri, nem alma, sıcak gazlı reheat opsiyonu ve oransal elektrikli ısıtıcı uygulamaları gibi inovasyonları sayesinde kullanıcı deneyimini en üst seviyeye taşıdık.

Ar-Ge merkezimiz geleceğin regülasyonlarına ve ihtiyaçlarına uygun hazırlamakta olduğu yeni ürün tasarımları ile oldukça yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojiler, her şeyden önce çevre dostu yapılarıyla çok yüksek bir enerji verimliliği sunuyor ve müşterilerimize maliyet etkin çözümler sağlıyor. Akıllı otomasyon ve yazılım iyileştirmelerimiz ile cihazların kontrolü kolaylaşırken, operasyonel süreçlerde hata payı minimuma iniyor ve müşteri memnuniyeti en üst düzeye çıkıyor. Ürün yetkinliklerimizi Ar-Ge gücümüzle doğru orantılı olarak, her yıl hem Rooftop hem Veri Merkezleri hem Chiller hem de Havacılık İklimlendirmesi alanlarında geliştiriyor ve her ihtiyaca karşılık verebilen bir mühendislik kapasitesi hedefliyoruz. Ayrıca Türkiye’nin Eurovent sertifikasını ilk elde eden ve 2015’ten beri aralıksız koruyan tek Rooftop üreticisi olarak global pazarda yüksek kalite ve güvenilirliğin referans noktasıyız. İmbat içerisinde ise, dijital dönüşüm ve iş geliştirme projelerimiz ise operasyonel verimliliğimizi artırarak çözüm ortaklarımıza çok daha hızlı ve etkin bir hizmet sunmamıza olanak tanıyor.

Dünya genelindeki regülasyonları, yeni standartları ve sürdürülebilirlik taleplerini yakından takip ediyor; ürün portföyümüzü her yıl bu gelişmelere göre düzenli olarak güncelliyoruz. Müşterilerimizin evrensel tasarım, akıllı üretim sistemleri ve yüksek enerji verimliliği beklentileri, yenilik kararlarımızın rotasını çiziyor. Örneğin; Taşınabilir Rooftop, Taşınabilir PCA veya veri merkezleri için geliştirdiğimiz sulu bataryalı In-Row serisi ve global teknik standartlara tam uyum sağlayan 60 Hertz çalışmalarımız, değişen pazar ihtiyaçlarına verdiğimiz en dinamik yanıtlardandır. Sektörde standartları belirleyen bir marka olma hedefimiz doğrultusunda, küresel pazardan gelen talepler bizi sürekli daha yenilikçi olmaya zorluyor.

Küresel talebe yetişmek ve üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirmek amacıyla fiziki alanımızı ciddi oranda büyüttük. Yalın üretim süreçlerine geçişimizin ardından, yan fabrikayı da bünyemize katarak üretim alanımızı 3.000 metrekare genişlettik ve toplamda 10.000 metrekareyi aşan modern bir tesise ulaştık. Bu fiziki büyümeyi yeni otomasyon sistemleri, CNC boru şekillendirme makineleri ve lazer kesim teknolojileri gibi modern üretim yatırımlarıyla destekledik. Böylece montaj ve üretim kapasitemizi güçlendirirken, küresel pazardaki rekabet gücümüzü de pekiştirmiş olduk. Türkiye’nin mühendislik gücü ve üretim potansiyeliyle küresel teknoloji haritasında çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyorum. Sektörümüz önümüzdeki dönemde kaçınılmaz olarak dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yapay zekâ tabanlı akıllı otomasyon sistemleri etrafında şekillenecektir.

İmbat olarak biz, gelirinin yüzde 70’ini 60’tan fazla ülkeye yaptığı ihracattan elde eden ve Türk mühendisliğinin dehasını dünyaya taşıyan bir markayız. Amerika Birleşik Devletleri gibi sektörün “cam tavanı” olarak görülen zorlu pazarlara dahi teknoloji ihraç ediyoruz. Geleceğin dönüşümüne hazırlanırken en büyük yatırımımızı insana ve bilgiye yapıyoruz. İYTE ve Ege Üniversitesi ile yaptığımız sanayi-üniversite iş birlikleriyle akademik bilgiyi üretime entegre ediyoruz. Mühendislerimizin yüksek lisans ve doktora eğitimlerini destekleyerek şirket içi bilgi üretimini sürekli kılıyoruz. “İmbat ile Olur” mottomuzla, hem akıllı üretim altyapımızla hem de nitelikli insan kaynağımızla sektörün gelecekteki küresel standartlarını belirlemeye devam edeceğiz.

Önceki İçerik“Ciromuzun yüzde 3’ünü Ar-Ge ve dijitalleşmeye ayırıyoruz”
Sonraki İçerik“Ar-Ge Merkezimiz, her yıl ortalama 8-10 projeyi hayata geçiriyor”