Sevgili dostlarım geçen ayki yazımın devamını sizden özür dileyerek gelecek aya aktarıyorum. Çünkü bu ay benim hayatımın çok önemli bir dönemini yaşadım. Sizlerle o dönemi paylaşmak istiyorum.
Sevgili dostlarım bu satırları ağlayarak yazdığımı söylemek zorundayım beni ayıplamamanızı rica ediyorum çünkü gözyaşlarımı tutamıyorum. 14 Nisan Pazartesi günü saat 16.10’da annem hakkın rahmetine kucağımızda kavuştu. Annemi kaybetmek demek çocukluğumun sona ermesi demekmiş, hiç tereddütsüz güveneceğim insanın yok olması demekmiş. Annemin kaybına çok üzüleceğimi biliyordum ama bu kadar çok üzüleceğimi tahmin edemedim.
Sevgili dostlarım 15 yaşında evlenip 23 yaşında üç çocukla dul kalmış, ömrünü vatanperver üç çocuk yetiştirmeye adamış bir kahraman Türk annesini kaybettim. Namus timsali olan bir kahraman Türk anasını kaybettim. Hayatta yanlış yapmayan bir kahraman Türk anasını kaybettim.
Aslında annemin hakkın rahmetine kavuşma şekli pek çoğumuzun imreneceği kadar güzel ve anlamlı oldu. Buna rağmen acımın büyüklüğünü tarif etmek de zorlanıyorum. Annem 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Son bir haftaya kadar kendi işlerini kendi yapabildi. Abdestini alıp namazlarını kılabildi hatta bu ramazanda teravih namazını bile birlikte kılabildik. Son dört yılını benimle yaşayan annem ömrünün sonuna geldiğini hissetmiş olacak ki 19 Mart günü kız kardeşimle birlikte yaşamak üzere kendi evine gitti. O ev 46 yıldır yaşadığı bir ev idi. Bütün komşularıyla tek tek helalleşmiş evinin eşyalarını derlemiş toplamış paketlemiş nereye nasıl dağıtılacağını tarif etmiş ve ondan sonra bir haftada erkek kardeşimle beraber kaldıktan sonra tekrar benim yanıma döndü. Ne yazık ki çoklu organ yetmezliğinden dolayı son bir hafta oksijen makinasına bağlanmak zorunda kaldı.
Beni hastane köşelerinde bırakmayın derdi. Erkek kardeşim doktor olduğu için son bir haftayı benim evimde ve erkek kardeşimin gözetiminde oksijen makinesine bağlı olarak yaşadı. Bu dönemde bile şuurunu ve aklını muhafaza etti. Vasiyetlerini tek tek yaptı. Allah’ına kavuşacağına çok emin olduğu için çok sakin ve metanetli idi. Bizi teskin etmekten geri kalmadı üzülmememizi ve kardeşler olarak birbirimize sahip çıkmamızı sıkı sıkı tembih etti. Cenazesinin nasıl kalkması gerektiğini nereden kalkması gerektiğini kimleri çağırmamız gerektiğine kadar bizi yönlendirdi.
Annemin aramızdan ayrılışının bu kadar imrenilecek olmasına rağmen gözyaşlarımı tutamıyorum. Son dört yılımı annemle bire bir yaşadığım için kendimi çok mutlu hissediyorum. Son dört yıl birlikte yaşamış olmamdan dolayı da kaybının verdiği üzüntü son derece yüksek oldu.
Dostlarım insan annesinin öleceğine hiç ihtimal veremiyor. Nasıl ki biz öleceğimizi bildiğimiz hâlde kendi ölümümüze inanamıyorsak annemizin de öleceğini bilmemize rağmen inanamıyoruz. Bundan dolayı ölümü tahminlerimizin üzerinde bir üzüntüye, acıya ve gözyaşına sebep oluyor.
Sevgili dostlarım ahirete intikal eden bütün annelere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah’ım sen onlara merhametinle muamele eyle. Allah’ım sen onların mekanını cennet eyle. Allah’ım ruhlarını şad eyle.
Hayatta olan annelere Allah’tan sağlıklı, hidayetli, mutlu ve huzurlu uzun bir ömür diliyorum.
Not: Sevgili dostlarım yazımı okuduysanız lütfen ahirete intikal etmiş tüm annelerimiz için bir Fatih’a yollamanızı rica ediyorum. Fatih‘a yollayan tüm kardeşlerimden Allah razı olsun ve akibetlerini hayr eylesin.
Saygı, sevgi ve selamlarımla…





