Atilla DİLBER
Aldea Isıtma ve Soğutma Sistemleri
Proje Müdürü


Isı pompalarımız ile emisyon değeri düşük, minimum enerji sarfiyatlı çözümler sunuyoruz”

Aldea Isıtma ve Soğutma Sistemleri olarak ekolojik dengenin bozulduğu, küresel ısınmanın yükseldiği, iklim krizinin konuşulduğu bu zamanda yenilebilir enerjili sistemler üzerinde yatırım yapıyoruz. Cihaz model tercihlerimizi, üretimlerimizi ve proje çözümlerimizi bu planlar paralelinde gerçekleştirmeye özen gösterip vizyonumuzu buna göre belirliyoruz.

En önemli amacımız; enerji verimliliği yüksek, doğru projelendirilmiş ısı pompalı sistemler kurarak fuel-oil, kömür, motorin, LPG, LNG, doğalgaz vb. gibi fosil yakıtların kullanımının önüne geçerek hem çevremize hem de tasarruflu ürünler sayesinde ekonomimize katkı sağlamak.

Aldea Isı pompalarımız ile 10 kW kapasiteden 340 kW kapasiteye kadar bireysel ve endüstriyel çözümler sunmaktayız. Isı pompalarımız ile bireysel kullanıcı çözümleri için ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarını karşılayabilmekteyiz.

Endüstriyel kullanımlar için uygulanacak tesise göre özel sistem ve proje çözüm önerilerimiz ile ihtiyaçlarını karşılamaktayız.

Bina ısıtma ve soğutması dışında havuz ısıtma ve serinletme çözümlerini de üretmekteyiz. Çok büyük kapasiteli sistem çözümleri için kaskad uygulamaları ile istenilen sistem kapasitesine ulaşıyor, proseslere uygun özel projelendirmeler yaparak uygulama sahamızı gün geçtikçe arttırmaya devam ediyoruz.

Isı pompalarımızı fotovoltaik güneş kollektörü sistemi ile entegre etmeye özen gösterip minimum enerji sarfiyatı ve emisyon değeri ile çözümler sunuyoruz. Isı pompaları Δ5°C sıcaklık değerine göre dizayn edilmiş cihazlardır. Satış ve uygulama öncesinde doğru keşif, keşfe uygun doğru projelendirme yapmak çok önemlidir. Keşif doğrultusunda seçilecek olan cihazın model ve kapasitesi, kurulacak olan mekanik tesisat ürünleri (boru, vana, pislik tutucu vb.) doğru ebat ve ölçülerde seçilmiş olmalıdır. Bu seçim ile doğru uygulamanın yapılmasında ilk adım atılmış olur.

Δ5° olarak dizayn edilmiş ısı pompalarının doğru yapılmış tesisat çaplandırmasının yanında, denge kabı ölçüleri, genleşme tankı hacmi ve soğutma yapılacak tesisatlarda ise doğru buffer tank seçiminin yapılması önem arz etmektedir.

Tesisat uygulaması ve proje çözümü doğru yapılmış olan uygulamalar yetkili servis ihtiyacını en aza indirecektir.  Bu da kullanıcı memnuniyetini arttıran en büyük etkenlerden birisidir. Tabii ki servis ihtiyacı duymamak demek ısı pompası ürününün bakımlarının yapılmaması gerektiği gibi bir sonuca bizi götürmemelidir.

Doğru yapılmış tesisat uygulaması cihazın neredeyse sorunsuz çalışmasına olanak sağlar. Bunun dışında, çalışma şart ve zamanlarına bağlı olarak, bakım yapılmalıdır.

Isı pompasının en az senede bir defa periyodik bakımının yapılması gerekmektedir. Çalışma şartlarının ağır olduğu yerlerde, çok tozlu ortamlarda, uzun çalışma zamanı gibi hizmet alınan yerlerde ısı pompalarına senede 2 belki 3 defa bakım yapılması gerekmektedir.

Hava kaynaklı ısı pompalarımız, dış havanın enerjisini alabilmek için fan yoluyla dış ortamdan havayı emer, evaporatör peteklerinden geçirerek üzerindeki ısı enerjisini toparlamaya çalışır. Bu esnada evaporatör petekleri üzerinden hava geçişi olurken dış ortamdaki partiküler evaporatör peteklerine nem sayesinde yapışır ve zamanla bu hava kanallarının dolmasına neden olur. Dolan hava kanalları ısı pompasının verimsiz çalışmasına, daha fazla enerji tüketmesine ve ilerleyen aşamada arıza vermesine sebep olabilir. Bu tarz durumlar işletmenin enerji tüketim maliyetini artıracak ve konforunu düşürecektir.

Sadece cihaz bakımı değil bu bahsi geçen nedenler dolayısıyla kurulu sistemin mekanik tesisat bakımı çok önemlidir. Bilindiği üzere Türkiye’nin de onayladığı 2015 Paris Anlaşması çerçevesinde iklim krizi önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu anlaşma gereği küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışın 2° ile sınırlandırmayı, mümkünse 1,5°nin altında tutmayı hedeflemektedir. Bilim insanları 1,5°C eşiğinin aşılmasının insanlar vahşi yaşam ve ekosistemler üzerinde çok daha şiddetli iklim değişikliği etkilerine yol açacağını belirtmektedirler. Bu nedenle yapılacak her iyileştirme bu sürece katkı verecektir.

Fosil yakıtlı tüm sistemlerin emisyon değeri daha düşük sistemlerle revize edilmesi gerekmektedir. Yapılan çoğu fizibilite, fosil yakıtlı ürünlere karşı ısı pompası ürünlerinin daha verimli ve geri dönüşü hızlı ürünler olduğunu kanıtlamaktadır.

İklim krizinin önüne geçmek için bireysel olarak yükümlülüklerimizde vardır. Karbon ayak izimizin minimum değerde olmasına özen gösterecek şekilde yaşamalıyız.

Bilinçli olmalı; geleceğimizi kuraklığa, felaketlere bırakmamak adına elimizden geleni yapmalıyız.

 

Önceki İçerikSıcak suya 12 ay kolay erişimin tasarruflu yolu: Güneş kolektörü
Sonraki İçerikBaymak 55 yıllık tecrübesiyle yenilenebilir ısıtma ve soğutma çözümleri sunmaya devam ediyor