Page 106 - dtk 314 web
P. 106
çıkmak veya döviz elde etmek kolay
değildi. Avrupa Birliği ile entegrasyon
başlamıştı ama biliyorsunuz ki: bu
süreç 50 yıldır devam ediyor. Gümrük
Birliği çalışmalara başlamıştı ancak
entegrasyona geçmemişti. Bizim
kullandığımız ürünler gümrük vergisine
tabi ürünlerdi. İnternet olmadığı için
bilgiye ulaşma veya yabancı ülkelerle
yardımlaşma çok zordu. Her zaman
vurguluyorum: global markaların
ülkemizde olması, hem ülkeye hem de
bize fayda sağlıyor. O dönemde global
marka Türkiye pazarında ya yoktu ya da
yok denecek kadar azdı. Bunların hepsi
2000’li yıllarda gelişti. Ondan önceki
yıllarda malzeme temini vemaliyetlerin
yüksek olmasından dolayı ihracat kolay
yapılamıyordu. Bizim sektörümüz şu
anda ihracatla varlığını devam ettiriyor. vergisiyle birlikte alıyoruz. Satışımızın
Turgut Özal’ın Türkiye’yi dünyaya
açması,tam serbest ekonomiye geçmemiz tamamı ise yurtiçine. Özetle; malı döviz
Şirketin kurulduğu yıllarda kar ve Avrupa ile olan gümrüklerin ile alıp, Türk Lirası ile satıyoruz. Malze-
marjları daha yüksekti kalkmasından sonra biz hem dünyayla meyi alır almaz, satış yapamadığımız için
de geçen süre içerisindeki döviz artış-
rekabet etmeye hem de dünyaya mal
Şirketin kurulduğu yıllarda kar satabilmeye başladık.” ları bizi ciddi anlamda etkiliyor. 2000’li
marjlarının çok yüksek olduğunu yılların başında dünyaya açılmamız
söyleyen Levent Aydın, o dönemin Dönemsel zorluklar kabuk gerektiğine karar verdik. Gemiyi başka
sanayi koşullarını şu sözlerle aktardı: değiştirmeyi beraberinde türlü yürütmek mümkün değil. İhracat
“Şu anda hayal bile edemeyeceğimiz getiriyor yapacağız. Arkadaşlarla toplandık ve
kar marjlarında proje yapıp, ürün dedik ki: ‘Bir stratejik harita oluşturalım
satabiliyorduk. Konuyu bilen insan ve Tam bu sırada Levent Aydın’a zor du- ve o haritaya göre adımlarımızı belirle-
firma sayısı çok azdı. Ekonomimizde rumda kaldığını hissettiği durumların yelim.’ Ekibimiz stratejik bir yol haritası
küçüktü ama biz o dar koşullarda olup olmadığını sorduk. O da tüm sami- belirledi. Raporları inceledik. Yurtdışına
konusunu çok iyi bilen 5-10 firmadan miyetiyle anlatmaya devam etti: “1994 yı- ürün satmak için gayet güzel adımlar var.
biriydik. Dolayısıyla şirketin lında Türkiye’de bir ekonomik kriz oldu. Belirlenen hedef pazarlarda ise İran, Irak,
devamlılığını ve ayakta kalmasını Döviz yaklaşık 2,5 katı yükseldi. Kendi- Azerbaycan, Rusya ve Bulgaristan var.
sağlamak daha kolaydı. Çünkü yatırım mizi toparlamaya çalışırken, 1998 yılında Ben o dönem dedim ki: ‘Böyle bir plan
yapabiliyordunuz. Diğer pencereden yeniden bir kriz yaşadık. O dönemde olmaz çocuklar, siz Avrupa’ya mal satma-
baktığınızda ise dünya ile iletişimimiz ‘Eyvah, biz ne yapacağız?’ dedik. Çünkü yı hedefleyin. İngiltere’ye, Almanya’ya
çok zordu. 90’lı yıllarda yurtdışına hammaddeyi yurtdışından gümrük ya da Fransa’ya ürün satalım.’ O dönem
bunları hayal bile edemiyorsunuz. Ben de
bu sözlerimle sadece onların vizyonlarını
açmaya çalışıyordum. Benim bu tavrım
sonrasında program değişti. CE Belgesi,
ISO 9001 ve kurumsal kimlik tarafındaki
tüm dokümanların İngilizceye çevrilmesi
çalışmaları başladı. Firma her şeyiyle
kabuk değiştirmeye başladı. 2 senenin
ardından biz, İngiltere’ye konteynırlarla
ürün göndermeye başladık. Buna şahit
olunca arkadaşlara dedim ki: ‘Ben size
bunu söylerken, inanın kendimde bunun
olabileceğine inanmıyordum.’ Sektörü-
müzde bizim gibi birçok firma olduğunu
düşünüyorum. Zaten 2000’li yıllardan
sonra da ihracat artmaya başladı. 2002
yılından sonra da Kuzey Avrupa ülkeleri
bizim ana pazarlarımız oldu. Şu anda
yüzde 70’e yakın bir ihracat oranımız var.
Sektörün de ihracat konusunda yüzde
50’ye yakın olduğunu tahmin ediyorum.”
102 Haziran, 2023

