Arel ARSOY
İMBAT
Genel Müdür Yardımcısı

“İmbat olarak pazarı takip etme yerine pazara yön verme stratejisini benimsemiş durumdayız”

İmbat’ın doğuşu ısı pompası veya soğutma sistemleri üzerine olduğundan sektörde know-how anlamında başı çeken firmalardan biridir. Tabii ki her geçen gün teknoloji değişmekte ve bu değişime hızlı adapte olan firmalar hızlı büyümektedir. İmbat’ın özgün çözümleri arasında ticari ve endüstriyel binaların yüksek kalitede iklimlendirmesi, endüstriyel proseslerin soğutma sistemleri, laboratuvar ve temiz odaların hassas iklimlendirmesi, veri merkezlerinin iklimlendirme ve soğutması ve havacılık sektöründe hangar, uçak ve yolcu köprülerinin iklimlendirmesi yer alıyor.

Ar-Ge merkezimizde güçlü bir ekibe sahip olmamızın haklı gururunu yaşıyoruz, arkadaşlarımız firmamızın orta ve uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirmek için yenilikçi çözümler ile ciddi çaba sarf ediyorlar. Bu bir Türk markası olarak Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü artırıyor. Yılda 10’un üzerinde Ar-Ge projesi gerçekleştirerek teknolojik çözümlerimizi geliştiriyoruz. Ekip olarak gündemimizde artık regülasyonlara uymak değil, gelecek regülasyonlara katkı koymak, birçok regülasyon ve standart yürürlüğe girmeden önce çözümlerimize yansıtıyor olmak var.

İklim değişikliği ve yaşam döngüsündeki sorunlar aslında bize enerji verimliliği ve çevre dostu çözümlerin önemini sürekli hatırlatıyor. Firma olarak pazarın geçişini beklemek yerine daha zor olan pazara yön verme stratejisini benimsemiş durumdayız.

Örnek vermek gerekirse ürünlerimizde EC fan teknolojisi artık standart özelliklerimizden biri olarak talebe göre hava debisi regülasyonu sağlıyor. Isı pompası sisteminde asimetrik tandem kompresör kombinasyonu veya invertörlü kompresör uygulamasıyla kısmı yüklerde ihtiyaca göre güç tüketimi sayesinde SEER ve SCOP değerlerinde Eco-Design gereksinimlerinin çok üzerinde sezonsal verimlilik değerlerine ulaşabiliyoruz.

Scroll kompresörlü çözümlerimizde soğutucu akışkan tercihinde R410A gazı yerine birçok üretici R32 gazını tercih ederken biz R454B gazı, Screw kompresörlü çözümlerimizde ise R134A gazı yerine R513A gibi GWP değeri çok düşük olan çözümleri ürünlerimizde standart özellik haline getirmeye çalışıyoruz. Free Cooling Chiller’de patent başvurusu sonucunu bekleyen özgün bir tasarım sayesinde sezonsal verimde market ortalamasına nazaran %10’a varan artış sağlayabiliyoruz.

İklimlendirme cihazlarının global enerji tüketimindeki payı %10-15 civarında, konutlarda enerji tüketiminin %30-50’si, ticari konutlarda ise enerji tüketiminin %40-60’ı iklimlendirme sistemleri tarafından kullanıldığı tahmin edilmektedir. Bu veriler bize sorumluğumuzun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Doğru sistemin, iklim ve uygulama şartlarını değerlendirerek projelerde tercih edilmesi cihazların verimli ve çevre dostu olması kadar önemlidir.

Global nüfusun artışı ile soğutma ve iklimlendirme sektörleri büyümeye devam edecektir. Teknoloji olarak özellikle Avrupa pazarının öncülüğü ile daha çevre dostu çözümler çeşitli regülasyon ve direktiflerin yürürlüğe girmesi ile birlikte olmazsa olmaz hale gelecektir. Bence, sadece cihazların verimliliği ve çevre dostu olması değil, yeşil elektrik enerji üretiminin de her geçen gün önemi yükselecektir. Isı pompaları soğutma sistemlerinde olduğu gibi ısıtma sistemlerinde de fosil yakıtlı çözümlerin yerini alacak ve karbon ayak izinin önemi endüstride artacaktır.

Önceki İçerik“Müşterilerimize daha sürdürülebilir, verimli ve yenilikçi çözümler sunmaya devam edeceğiz”
Sonraki İçerikKARYER’den yüksek verimlilik ve kalite ile küresel çözümler