Pişkin Makine’nın tek bir toma tezgahıyla başlayan 47 yıllık öyküsü

Pişkin Makine’nın tek bir toma tezgahıyla başlayan 47 yıllık öyküsü

1960’lı yıllarda ‘Türkiye Sanayisi’ denilince akıllara İstanbul ve Haliç’in iki yakası, Perşembe Pazarı gelirken günümüzde hemen her ilimizde bulunan devasa organize sanayi bölgelerimizi konuşuyoruz. Bugünlere gelirken karşılaştıkları zorlu dönemeçleri aşan firmalarımızın öyküsünü sizinle paylaşırken, ülke sanayimizin gelişmesini de öyküleştirmiş oluyoruz aslında…

1968 yılında edindiği bir torna tezgâhıyla 14 metrekarelik bir atölyede üretime başlayan Pişkin Torna Atölyesi’nin, kurucusu Süleyman Pişgin ile oğulları Maksut ve Zülfü Pişgin’in 47 yıllık öyküsünü paylaşacağız bu bölümümüzde. Türkiye Sanayisi’nin gelişim sürecine tanıklık eden Süleyman Pişgin’i ve Pişkin Torna Atölyesi’ni; Pişkin Makina San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü oğul Zülfü Pişgin’den dinledik.

Zülfü Pişgin: “Pişkin Torna Atölyesi, elektrikli pompaların bağlantı parçalarını üretmek üzere 1968 yılında kuruldu”

Zülfü Pişgin o yıllara şu cümlelerle ışık tutmaya başlaıyor: “Pişkin Torna Atölyesi, babam; Alem Bertola firmasında çalışan, dükkânın tüm sorumluluğunu alan ama okuma yazması olmayan Süleyman Pişgin, tarafından elektrikli pompaların bağlantı parçalarını üretmek üzere 1968 yılında kuruldu. O yıllarda İstanbul’da sanayi demek ‘Perşembe Pazarı’ demekti. Haliç’in iki yakası; Atatürk Köprüsü ile Unkapanı Köprüsü arası Türkiye Sanayisi’nin vitriniydi, Haliç’e olan tarafı ise imalathanelerin olduğu bölümdü. Bugün Tuzla’da tersane varsa kalafat yeri Perşembe Pazarı’ndan çıkmadır. Deniz ve makine üretimi Salıpazarı tarafından, sıhhi tesisat malzemeleri yine bizim Perşembe Pazarı’ndan çıkmadır. Bugünün büyükleri hep buralardan çıkmadır. Kuruluşumuzdan bu yana aradan geçen 47 senede çok firmalar battı, çok firmalar çıktı… O yıllarda ticarette varlıklı insanlar olarak Ermeniler, Rumlar, Yahudiler bir de Azeriler –biz onlara Acem derdik- vardı. Onun dışında ticarete yatkın insanların arasında Kayserilileri de görmekteydik.”

“Bu torna tezgâhıyla, bugünkü üretimimizin yüzde 1’i olacak bir ürünle piyasaya girdik”

İthalattan üretime geçiş sürecinin zorluklarla dolu olduğunu belirten Zülfü Pişgin, şöyle devam ediyor: “O yıllara çocuk olarak tanıklık ettim ben de…Babam, 1958 yılında Alem Bertola’ya girmiş ancak, 1968 yılına geldiğinde, “Artık benim iki evladım var, kendi yoluma devam etmek istiyorum” düşüncesiyle kendi işini kurmak istediğini patronu Garo Alagöz’e söyledi. Babama bir torna tezgâhı gerekliydi ama bulamıyordu. Patronu Garo Alagöz, İnegöl’deki bir müşterisinde böyle bir makineyi buluyor, aracı oluyor ve babam için alıyor. ‘Paran varsa öde, yoksa canın sağ olsun. Bir sene boyunca da geleceksin buradan maaşını alacaksın’ diyerek babama veriyor. O zaman ben 13, ağabeyim 18 yaşındaydı. Bu torna tezgâhıyla, bugünkü üretimimizin yüzde 1’i olacak bir ürünle piyasaya girdik. Babam Karaköy Perşembe Pazarı’nda, 14 metrekarelik bir dükkânda üretimine başladığı yıllarda yarı zamanlı okullar vardı. Biz Cumartesi günü saat 13.00’e kadar okula gidiyorduk, saat 13.00’den sonra ben gelip fatura kesiyordum. Her 5 senede bir bizim üretimlerimiz gelişti ve firmamız büyümeye başladı. 1973 yılına geldiğimizde Hasköy’ye taşındık. Yani 14 metrekareden 200 metrekareye… Beş kişiden oluşan çalışan sayımızı 15’e çıkarttık.”

“Sattığınız üründen para kazanıyordunuz ama satmadığınız, stoktaki üründen daha çok para kazanıyordunuz”

1970’li yıllarda enflasyonist bir ortam olduğunu da sözlerine ekleyen Zülfü Pişgin, sektörün o dönemki durumuna ilişkin şunları aktardı: “Sattığınız üründen para kazanıyordunuz ama satmadığınız, stoktaki üründen daha çok para kazanıyordunuz. Ürünün modası geçmiyor, raf ömrü yok, kırılma riski yok! Babam hayatta ve hala bizi arar ve hesap sorar, ürünler hakkında bilgi alır. Allah ona uzun ömürler versin. 1958 ile 1968 yılları arasında 10 yıl çalışmış olduğu Alem Koll. Sti. Goro Alagöz Firması Türkiye’nin en önde gelen su pompaları ithalatçısı ve aynı zamanda da üretici idi. 1980 yılına kadar başlangıçta Tecumseh, Wisconsın, Köhler Brigs Strafon gibi motopomp markalarını Türkiye’nin her noktasına ulaştıran firma aynı zamanda İtalyan Bertolini firması ile oluşturduğu Alem Bertola iş ortaklığı ile ülkenin ilk elektropomp üretimini gerçekleştirdi. Günümüzde pomp su pompaları sektöründe bulunan birçok kuruluşta Alem Bertola şirketinin ışığı ve harcı vardır. Pişkin Makina olarak başlangıçta sektörümüzü belirlememizde maddi ve manevi olarak Alem Koll. Şti. Garo Alagöz ‘çorbacımızın’ vermiş olduğu desteği, bugün dahi minnetle anmaktayız. 2015 yılı başında Fransa Nice’ta vefat eden Türkiye su pompaları sektörünün duayeni ülkemiz için büyük bir kayıptı.”

“Pazarlama diye bir şey yoktu o yıllarda. Anadolu’dan tüccarlar paralarını koyarlar cebine, belli dönemlerde gelirler, Karaköy ve Sirkeci’de alışverişlerini yaparlardı”

Zülfü Pişgin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Babamın üretime başladığı yıllarda Türkiye’de daha çok ithalat yapılıyordu ve ben hem ithalatı hem de yeni yeni Türk firmalarının çıkmaya başladığı dönemi anımsıyorum.

Pazarlama diye bir şey yoktu o yıllarda. Anadolu’dan tüccarlar paralarını koyarlar cebine, belli dönemlerde gelirler, Karaköy ve Sirkeci’de alışverişlerini yaparlardı. Bu sistem 1980’li yıllara kadar devam etti. Bir üretici olarak karşılaşılan en büyük engel ya da sıkıntı, insanların dar bakış açısı ve bizim dünya ufkumuzun çok kapalı olmasıydı. Bugün tüm sektörlere güven duygusu geldi. İnşaat firmaları, otomotiv firmaları vb. her sektör artık kendisine çok güveniyor ve rakipleriyle karşılaşmaktan çekinmiyor. Bu güveni de 1980’den sonra Özal dönemi ile yakaladıklarını biliyorum. Öte yandan piyasa ihtiyacına göre piyasaya ürün süren yerli üreticilerin sayısı çok değildi. Ancak ihtiyacı hissedilen ürün sayısı da giderek artıyordu. 2. Dünya Savaşı’nı yaşamamamıza rağmen Avrupa ülkelerine göre Türkiye o kadar gerideydi ki, ülkemiz hızla kabuk değiştiriyor, gerek sosyal gerek yaşamsal konfor ve gerekse göçlerden dolayı büyük bir talep doğmuştu. Yeni yeni sobalı evlerden kaloriferli evlere geçiş başlamıştı. Patent dirsekler vb. gibi pek çok ürün aranır olmuştu. Ürettiğiniz her ürünü çok iyi karlarla satabiliyordunuz. Bu anlamda sektörde bulunmanız yeterliydi. Sektör sizi tıpkı bir dalga gibi önüne katıp ileriye götürüyordu…”

“Pratik piyasada, teori de okullarda geliştiriliyor. Sanayimizin yetişmiş eleman gücüne çok ihtiyacı var”

Türkiye Sanayisi’ne katkı yapan pek çok firmanın uzun ömürlü olmamasına rağmen Pişkin Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 47 yıldır faaliyetlerini sürekli geliştirip büyüterek sürdürdüğünü dile getiren Zülfü Pişgin, son olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bunun sırrı, hem benim hem de ağabeyimin çok küçük yaşlarda sanayiye girmiş olmamızda yatıyor diye düşünüyorum. Çünkü neredeyse bir ömre paralel iş hayatının içinde bulunmuş oluyorsunuz. İşinizi, sektörü, pazarı sorgulamaya zamanınız oluyor. Çantanızı alıp Anadolu’ya çıkıyorsunuz, pazarlamayı öğreniyorsunuz. Doğru adımları oluşturmakta zorluk çekmiyorsunuz. Bu noktada gençlere de seslenmek; onların pratikte ve teoride güçlü olmaları gerektiğini söylemek isterim. Pratik piyasada, teori de okullarda geliştiriliyor. Sanayimizin yetişmiş eleman gücüne çok ihtiyacı var. Öte yandan işsizlik de çok fazla! Sanayici hep kendi çabasıyla bir şeyler yapmanın gayretinde. Üniversitelerimiz ne yazık ki sanayi ve üretim alanına uzak duruyor. Oysa üniversitelerimiz sanayinin içine girse, sanayicimizle el ele verse çok kaliteli iş gücü oluşturulur. Gençlerimiz bu açıdan okudukları üniversiteleri bu noktaya çekmek için gayret göstermeliler.”

Tek bir torna tezgâhı ile 15 metrekarelik bir dükkânda üretime başlayan Pişkin Makine bugün; şehir şebeke içme suyu boru ekleme parçaları; yağmur suyu, atık su boru ekleme parçaları ve tarımsal sulama pompa– hortum bağlantı elemanları üretimi ve dağıtımı ile ilgili faaliyetlerine, Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni merkezinde devam etmektedir.




Diğer Haberler



“Teknolojinin hayatın her alanına girmesi ve özellikle kombilerde yapay zeka uygulamalarına geçilmesi tüketicileri de yeni taleplere yönlendiriyor” 17.10.2019
Wilo-Stratos ailesi yüksek verimli ürünlerle büyümeye devam ediyor 17.10.2019
Termo Teknik LOGIC Premix Yoğuşmalı Kombi 17.10.2019
Immergas RAPAX Serisi Monoblok Sıcak Kullanım Suyu Isı Pompası, dünyayı koruyor 17.10.2019
Fourpoolcrf Plakalı Eşanjörlü Havuz Nem Alma Cihazı 17.10.2019
TORK, tüm dünyada tercih edilmeye devam ediyor 17.10.2019
Sarbuz SBA serisi evaporatörleri ve Chilbox kondenserler 17.10.2019
Rima Isı Sistemleri, yer tipi mega kazan üretimine başladı 17.10.2019
GF Hakan Plastik’den yeni nesıl atık su ve drenaj sistemi: 17.10.2019
Isı Evi ile buhar üretiminde daha verimli ve güvenli kazan daireleri 17.10.2019


© 2019 Tum Haklari Saklidir.