Gassero, Türkiye’de yüksek katma değerli teknolojik bir üretim üssü olmayı hedefliyor

Gassero, Türkiye’de yüksek katma değerli teknolojik bir üretim üssü olmayı hedefliyor

Üretimlerinin yüzde 85’ini ihraç ettiklerini belirten Gassero GM/CEO Levent Ararat, yurtdışında yeni fabrika yatırımı yapmayı düşünmekteyiz. Aynı zamanda kendi eşanjörlerimizi üreterek iç pazara yönelik bir yatırım yapmayı da planlıyoruz. Bu yatırımla beraber ithal ettiğimiz ürünlerin % 30-35 seviyelerine düşürebileceğimiz yeni bir kazan eşanjör sistemini geliştiriyoruz” dedi.

Gassero’nun son 1 yılda iç pazara ve ihracata yönelik faaliyetleri nasıl şekillendi? Nasıl bir süreçten geçiyorsunuz?

Globaldeki hedefimiz; Gassero’yu teknolojik bir üretim üssü haline getirmek. Dolayısıyla tüm faaliyetlerimizi bu amaç doğrultusunda ilerletiyoruz. Ürettiğimiz ürünleri yurtdışına satarak önemli bir katma değer oluşturduğumuzu düşünüyorum. Türkiye’deki yüksek kapasiteli ve yoğuşmalı kazan üreten lider firma olarak, Almanya, Frankfurt Fuarı’nda 2,8 ve 3,5 Mw kapasiteli kazanlarımızı sergiledik. Bu sayede yurtdışındaki birçok büyük firmalarında dikkatini çektik. Önümüzdeki dönemde ise hedefimizi daha da artırarak sektörün en büyüğü, 5 megawatt kapasiteli yoğuşmalı kazanımızı üretmeyi planlıyoruz. Hem dünyada hem de Türkiye’de daha önce yapılmamış ürünleri yapabilmeyi amaçlıyoruz.

Buna ek olarak yine Almanya, Frankfurt Fuarı’nda 1100 Kw kapasiteli powemix, Pekin Fuarı’nda ise 5000 Kw kapasiteli ve dünyanın ilk premix brülörlü yoğuşmalı kazan yanma ünitesini powemix’i sergiledik. Dolayısıyla biz bu anlamda da bir ilk olduk. 50 kW’den 5000 Kw’a kadar powermix yanma kontrol ünitesi adı altında hem kazanın hem de brülörün yanmasını yönetebilecek bir brülör üretimi gerçekleştirdik. Bu ürünü powermix modelimizle tüm dünyaya yaymaya çalışıyoruz. Biz belli kapasitelerdeki powermix yanma grup brülörlerimizi Çin, Kore, Amerika, İngiltere ve Avrupa ülkelerinde üretilen özel tasarımlı müşterilerimiz için ürettik. Çin halk cumhuriyetinde montaj hattı kurarak Çin’deki kazan üreticiler için Türkiye’de ürettiğimiz yanma yönetim sistemini üretmeyi hedefliyoruz.

Bir diğer hedefimiz de Avrupa’da bir şirket satın alarak Avrupa kazan sektörüne yenilikçi teknoloji getirmek.

Sizce önümüzdeki dönemde kazan sektörü açısından ihracat potansiyeli olan ülkeler nereler? Sizin bu konuda nasıl bir yapılanmanız var?

Isı sektöründe dünyanın en büyük oyuncusu: Çin ve Amerika. Biz Çin’e en çok yoğuşmalı kazan satan firmayız. Çin, yüksek kapasiteli kazan sektöründeki en büyük ithalatını Gassero’dan yapıyor. Ama ülkeler arasındaki ticaret savaşlarından dolayı 3 yıldır çalıştığımız Amerika pazarına 2019 yılında adım attık. İhracat yapabilmek için o bölgedeki belgelendirme kuruluşuyla anlaştık. Testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu sene içerisinde Amerika ve Kanada’ya da ilk ihracatımızı gerçekleştireceğiz.

Gassero’nun ihracat oranı: yüzde 85. Yurtiçinden ziyade yüksek katma değerli olduğunu düşündüğümüz ürünlerimizi yurtdışına ihraç ediyoruz. Fakat kendi eşanjörlerimizi üreterek iç pazara yönelik bir yatırım yapmayı da planlıyoruz. Bu yatırımla beraber ithal girdi oranımız yüzde 30-35 seviyelerine düşüreceğiz. Şu anda buna yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız; daha ekonomik bir şekilde ithalatı azaltıp, yerli üretimle dünya pazarına hizmet vermek.

Türkiye kazan sektörünün şu andaki durumu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu alandaki gelişmelere ilişkin yorumlarınız neler?

Eskiden kamu kuruluşlarında çoğunlukla ithal kazan tercih ediliyordu. Şimdi ise Türkiye’de üretilen kazanlar daha fazla tercih ediliyor. Ancak bilindiği gibi fiyatı uygun olan her ürün her zaman beklenilen kaliteyi karşılayamayabiliyor. Bu sebeple bu konudaki yanlış anlaşılmaların önüne geçebilmek adına araştırmaların iyi yapılması gerekiyor. Doğru fiyat ve kalite dengesinde hareket edilmeli. Fakat yerli üreticilere de bir imkan sağlamak lazım. Şu bir gerçek ki; kazan sektöründe ticaret savaşlarının da etkisiyle yerli üreticilerin pazar payı yüksek seviyelere ulaştı. Bu çok önemli. Örneğin; Kazakistan ve Rusya’da yaklaşık 5 yıldır yerli üretim olmayan kazanlar, kamu kuruluşlarında kullanılmıyor. Bunun o ülkelerin ekonomisine ve kazan sektörüne katkısı büyük. Türkiye için durum yavaş yavaş aynı noktalara geliyor. Her ülke bir şekilde kendini koruyor. Her ülkenin yapısına göre hızlı ve uygun üretim yapabilecek firmaların pazardaki payları yükseliyor. Biz de Gassero olarak, 5-6 yıldır 200’e yakın yeni modelle hızlı bir şekilde her ülkenin konumuna göre özel tasarım ve geliştirmelerle daha hızlı bir gelişme sürecinin içerisindeydik.

Ar-Ge ve yeni ürün geliştirme konusunda Gassero olarak nasıl bir çalışma prensibi uyguluyorsunuz?

Büyük ölçekli firmalar dışında küçük ve orta ölçekli firmaların en iyi pazarlama stratejisi, fuarlardır. Biz de bu sebeple Gassero olarak yurtdışı ve yurtiçindeki önemli fuarların çoğuna katılım gösteriyoruz. Katıldığımız fuarlardaki müşteri taleplerine ve ülke standartlarına göre tasarım ve Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Örneğin; Avustralya ve Yeni Zelanda’ya Türkiye’den kazan ihraç ediyoruz. Bu ülkelerin standartları hem Avrupa’dan hem Amerika’dan hem de Çin’den çok farklı. Ancak hızlı bir şekilde onların standartlarına uygun üretim yapabilme özelliğimizden dolayı Ar-Ge ve tasarım merkezimiz ciddi anlamda çalışmalar yapıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezimizi genişleterek daha yeni yüksek teknoloji ürünleri de Türkiye’de üretebilmeyi hedefliyoruz.

Kazanlar ebat konusunda da büyük ürünler olduğundan lojistik sorun teşkil edebiliyor. Siz nakliye ve lojistik konusunda nasıl hareket ediyorsunuz?

Zaten bu işin temelinde lojistik yatıyor. Biz geçmiş yıllarda yaklaşık 2 ayda Çin’e havayoluyla yaklaşık 400 ton kazan ihraç etmiştik. Çin’e yatırım yapmamızın sebeplerinden biri de havayolu nakliyatına bedel ödemek yerine yanma yönetim kontrol sistemini belli bir grup halinde üreterek oradaki yerli üreticilere de, yüksek teknolojili ürün sağlayabilmek. Bu doğrultuda daha yüksek katma değerli ürünleri Çin pazarı ile buluşturabileceğiz. Özetle; hem oradaki yerli üreticilerle çalışıp hem de Türkiye’den Çin’e yüksek teknoloji ihraç etmeyi hedefliyoruz.

2019 ve sonrasındaki orta vadeli süreçte neler planlıyorsunuz?

2019 yılı son çeyreğinde hibrid ısı pompası üretimini gerçekleştireceğiz. Bu ürünü de Türkiye’de üretip yurtdışına ihraç edeceğiz. Tüketicilerin artık doğal gazlı ürünler dışında elektrikle de çalışabilen ürünlere ihtiyacı var. Dolayısıyla hibrid ısı pompasını 2020 senesinde daha da geliştirerek aynı zamanda binanın komple elektriğini üreten kazan üretimi yapacağız. Onu da gerçekleştirebilirsek, ürünlerimizi katma değer anlamında ciddi bir noktaya getirmiş olacağız. Amacımız; dünyada ve Türkiye’de yapılmayanı yapmak. Türkiye’yi yüksek teknolojili bir yatırım üssü yaparak ihracat kapasitemizi daha geniş bir yelpazeye yaymak. 




Diğer Haberler



“Teknolojinin hayatın her alanına girmesi ve özellikle kombilerde yapay zeka uygulamalarına geçilmesi tüketicileri de yeni taleplere yönlendiriyor” 17.10.2019
Wilo-Stratos ailesi yüksek verimli ürünlerle büyümeye devam ediyor 17.10.2019
Termo Teknik LOGIC Premix Yoğuşmalı Kombi 17.10.2019
Immergas RAPAX Serisi Monoblok Sıcak Kullanım Suyu Isı Pompası, dünyayı koruyor 17.10.2019
Fourpoolcrf Plakalı Eşanjörlü Havuz Nem Alma Cihazı 17.10.2019
TORK, tüm dünyada tercih edilmeye devam ediyor 17.10.2019
Sarbuz SBA serisi evaporatörleri ve Chilbox kondenserler 17.10.2019
Rima Isı Sistemleri, yer tipi mega kazan üretimine başladı 17.10.2019
GF Hakan Plastik’den yeni nesıl atık su ve drenaj sistemi: 17.10.2019
Isı Evi ile buhar üretiminde daha verimli ve güvenli kazan daireleri 17.10.2019


© 2019 Tum Haklari Saklidir.