“Doğu Avrupa, Kıbrıs, Irak, Lübnan ve CIS ülkelerini hedefledik”

Levent TAŞKIN

Rota Klima A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi

Rota Klima olarak ihracat bölümümüzü beş yıl önce oluşturduk. Amacımız Rota markamızla ürettirdiğimiz ürünlerin ürün kalitesi ve taşıdığı ileri teknolojiden dolayı ihracat pazarında rekabeti sağlayacak bir teknolojiyle ve geniş ürün yelpazesiyle müşterilerin beklentisini karşılamaktı. Hedef pazar olarak Doğu Avrupa, Kıbrıs, Irak, Lübnan ve CIS ülkelerini öncelikli olarak hedefledik. Bu ülkelerde hem projelere odaklanarak hem de bizimle çalışacak firmaların arayışına girerek çalışmalara başladık. Fuarlara katılarak ürünlerimizi hedef kitlelerle buluşturduk. Ürünleri tanıtan materyaller ile müşterileri destekledik. Talep edilen ürün özelliklerine göre birlikte çalışabileceğimiz firmaları belirlemeye ve onlara teknik eğitim vererek montaj ve servis konusunda bilgilendirdik. Ürünlerimiz üreticimizin bilinirliği ve üstün özellikleri ile ihracat pazarlarında kendisine yer buldu. Bizimle çalışan ve ürünlerimizi müşterilere satan iş ortaklarımız oluştu. Projelerde yer almaya başladık. Hem konutlar hem de ticari binalara yönelik geniş ürün çeşitliliğimizde ürün kalitesinin dışında ihracat pazarında en çok tercih edilme nedenimizdir.

İhracat faaliyetlerinde her yıl birçok değişken performansı etkilemektedir. Ürünlerin lojistiğinde değişen maliyetler, ülkelerin standartlarına göre değişken ürün kapasitesi ve teknik özellikler, her ülkenin pazarındaki her yıl değişen fiyat rekabetine uyum sağlama gibi değişkenler temel zorluklardır. İhracat pazarında sürdürülebilir bir büyüme için istikrarlı, güven yaratan bir ticari ilişkinin oluşturulması çok önemlidir. Bunun için konusunda uzman ve yetkin bir personel yapısına sahip olmak ve proseslerinizdeki her adımın niteliğine dikkat etmek gerekir. Rota Klima olarak biz de ürün kalitemiz dışında, profesyonel bir ekiple çalışarak, teknik ve pazarlama desteği sağlayarak, her müşterimizin ihtiyacına yönelik çözümler üreterek, en önemlisi ürünlerin teslimine kadar her süreçte onlarla düzenli iletişime geçerek ve zamanında hizmet veriyoruz.

Rota Klima olarak en büyük avantajımız üreticimizin sahip olduğu teknoloji ve araştırma geliştirmedeki üstünlüğüdür. Yıllık cirosunun %5’ni Ar-Ge’ye ayıran, Avrupa ve Asya’daki yönetmeliklere göre sürekli yeni ürün geliştiren, robotlarla el değmeden üretim yapan, enerji verimliliği ile çevreye duyarlı ürünlerde birçok patente sahip olan dünyanın en büyük VRF ve dünyanın ikinci büyük klima üreticisinde klimalarımızı ürettirmenin en büyük nedeni, yeniliğe, teknolojiye ve Ar-Ge’ye verdiğimiz önemdir. Bu şekilde hem en yeni teknolojileri, en verimli cihazları ve en çevreci ürünleri dünya ile aynı anda ülkemize getirerek önemli bir misyon üstleniyoruz. Bu nedenle ihracat pazarlarında, özellikle Avrupa pazarında tüm yönetmeliklere, sertifikalara ve beklentilere cevap verecek yenilikçi ve çevreci ürünleri müşterilerimize sunabiliyoruz. Ticari klimalardaki kapasite seçeneğimizin geniş ve yüksek kapasitelerde sıcak iklimlerde bile sorunsuz çalışıyor olması bize birçok ülkede avantaj sağladı. Mini VRF ile projelerde ürünlerimizin teknik özellikleri ve montajda sağladığı avantajlar ile fark yarattığını gözlemledik. Ürün verimliliklerinin yüksek oluşu, sessizliği ve wi-fi özelliği dışında ECO özelliği, kendini temizleme özelliği, korozyona dayanıklılığı, ionizer özelliği gibi birçok fark yaratan özelliğinin ihracat ülkelerinde avantajını yaşıyoruz.

Türkiye iklimlendirme sektör ihracatı 8 milyar USD’dan fazla bir büyüklüğe sahiptir. Ayrıca Türkiye hem ısıtma hem soğutma pazarı olarak Avrupa’nın en büyük pazarlarından birisidir. İklimlendirme sektörünün dünya ve Avrupa çapındaki önemli markaları ülkemizde üretim yapmaktadır. Büyüyen iklimlendirme pazarı ülkemize daha fazla uluslararası markanın yatırım yapacağının göstergesidir. Dolayısıyla ülkemizde hem teknoloji hem de Avrupa’daki değişen yönetmeliklere uygun rekabetçi ürünler üretilebilmektedir. Dünyadaki birçok projelerde ülkemizde üretilmiş ürünler kullanılmaktadır. Bununla birlikte gelişmemiz gereken yönlerimiz vardır. Ülkemizde üretici firmaların Ar-Ge’ye yatırımı yeterli değildir. Ürün geliştirmeye, elektronik kart ve yazılımın ülkemizde yapılabiliyor olmasına, ürünlerin kalbi olan temel parçalara ait ülkemizde üretim yapılıyor ve bunların sürekli gelişir bir Ar-Ge’sinin olmasına, ürün dizaynına yönelik kalıp yatırımlarının yapılabilmesi gibi temel fark yaratacak, Avrupa ve Asya ile rekabeti sağlayacak bakış açısının ülkemizde eksikliğini görüyoruz. Bu nedenle üretimde robotların kullanımı, dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımı ile rekabetçi olacak koşulların oluşturulmasına daha fazla odaklanılması gerekmektedir.

2025 yılını ihracat açısından değerlendirdiğimizde önceki yıla göre büyük bir büyüme göstermediğini düşünüyoruz. Bunda ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede mevsim geçişlerindeki yumuşamanın talebi olumsuz etkilemesi, Avrupa ve dünya ekonomisindeki yavaşlama ve durgunluk, özellikle Avrupa’da son birkaç yıldır yenilenebilir enerjilere verilen devlet teşvikinin kaldırılması etkin olmuştur. Bununla birlikte Afrika ve Ortadoğu pazarında talep artışını gözlemlemekteyiz. Türkiye’nin jeopolitik konumu ürünlerin lojistik işlemlerinde avantaj sağlamaktadır. Ülkemizden ihracatta bu avantajı kullanmak bir fırsattır. İhracat için farklı ülkelerde farklı ürün talepleri oluşabilmektedir. Avrupa ülkelerinde AB yönetmeliklerine ve CE standartlarına göre ürünlerimiz beklentileri fazlasıyla karşılarken, CIS, Asya ve Afrika ülkelerindeki farklı standartlarda, daha düşük verimlilik ve teknik özellik beklentileri nedeniyle fiyat/kalite dengesinde üst segment olarak konumlandırılmaktadır. Ürün yapınıza göre ihracat ülkelerindeki beklentileri karşılayacak stratejileri geliştirebilen firmalar avantaj sağlamaktadır. Önümüzdeki yıl ihracat pazarının büyüyerek gelişeceğini düşünüyor ve öncelikli ülkelere odaklanarak pazarlama ve satış faaliyetlerimize ağırlık vermeyi planlıyoruz.

İhracat uzun soluklu ve istikrarlı bir çalışmayı gerektirir. Zamana ihtiyaç duyar, efor ve analiz ister. Sadece ürün temini değil, tüm süreçlerinde ölçülebilir bir kalitede iş akışlarının yönetilmesine ihtiyaç duyar. İhracata yeni başlayacak firmalara önerimiz, hedef pazarların analizlerinin iyi yapılması ve kısa vadeli yaklaşımlarla sadece fiyat odaklı ürün satışına yönelik bir stratejiyle hareket edilmemesidir. İhracatta sürdürülebilir başarı, sizinle çalışan müşterilere değişen teknolojilere ve yeniliklere göre sürekli avantaj sağlayan ürünler sunabilmek, onları teknik ve pazarlama olarak destekleyebilmektir. Biz de bu konuda esnek, hızlı ve müşteri memnuniyeti odaklı yapımızla beklentileri aşacak bir destek sağlamaya özen gösteriyoruz.

Önceki İçerik“İhracat serüvenimiz 2020 yılında başladı”
Sonraki İçerikBorusan Ventures, Everstar’a yatırım yaptı